DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ... Gazetesi yayın sahibi olduğunu, davalı şirketin yayın sahibinin diğer davalı olan ... olduğunu, yeni ... ait internet sitesi olan "..." üzerinden yayınlanan; 19/07/2016 tarihli "..." başlıklı haber sebebiyle müvekkillimi kişilik haklarını ihlal eden ve ticari itibarını zedeleyen ithamlarda bulunulmuş ve hakaret edildiğini, 2016 tarihli bu haber halen internet sitesinde yayında olup müvekkilin kişilik hakları zedelenmeye devam ettiğini, davalılar ile müvekkilleri arasında husumet bulunduğunu, hem müvekkilim, hem de davalı taraf; gerek haberin kaynakları tarafından, gerekse sosyal medyada...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/668 KARAR NO: 2024/1456 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/11/2023 NUMARASI: 2023/126 Esas - 2023/991 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ... Gazetesi yayın sahibi olduğunu, davalı şirketin yayın sahibinin diğer davalı olan ... olduğunu, yeni ... ait internet sitesi olan "..." üzerinden yayınlanan; 19/07/2016 tarihli "..." başlıklı haber sebebiyle müvekkillimi kişilik haklarını ihlal eden ve ticari itibarını zedeleyen ithamlarda bulunulmuş ve hakaret edildiğini, 2016 tarihli bu haber halen internet sitesinde yayında olup müvekkilin kişilik hakları zedelenmeye devam ettiğini, davalılar ile müvekkilleri arasında husumet bulunduğunu, hem müvekkilim, hem de davalı taraf; gerek haberin kaynakları tarafından, gerekse sosyal medyada dolaşan bilgi kirliliği yüzünden, doğruluğu kesin olmayan haber yaptıklarını, müvekkilim haberi verirken iddiadan ibaret olduğunu ısrarla vurgulamış, davalı taraf gibi keskin ve kışkırtıcı cümleler kurmadığını, haberin doğru olmadığı anlaşıldığında müvekkilim haberi yayından kaldırarak ve açıklama yaparak durumu telafi etmeye çalıştığını, davalı ise hatasını kabul etmek ve düzeltmek yerine, kendi sorumluluğunu müvekkilime yansıtmış ve hakaret ederek haber yaptığını, söz konusu haber sebebiyle müvekkilim hem ticari itibar ve saygınlık yönünden zedelenmiş, hem de okurları gözünde değer kaybettiğini, dava konusu manevi haklara tecavüz teşkil eden yayın dolayısıyla, müvekkilim için 40.000,00 TL'nin yayın tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu yayın tarihi 19/07/2016 ile arabuluculuğa başvuru tarihi 24/01/2023 veya davanın açılma tarihi 10/02/2023 arasında 7 yıla yakın bir süre geçmiş; İki yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, müvekkilim dava tarihinden geriye doğru iki yıl içinde haberi yeniden yayınlamış değildir, davacı taraf, yayının halen erişilebilir olduğu iddiasını ileri sürmüşse de davaya konu haber tekrar ve ilk defa yayına konulmuş; Gündeme getirilmiş; Ana sayfadan duyurulmuş değildir, yeniden yayım iradesi bulunmadığından, arşivde yer alan bu yayın sebebi ile sürgit ve süresiz olarak dava açılabileceği söylenemeyeceğini, halen, herhangi bir internet kullanıcısının davaya konu haber içeriğine url adresini bilmeden ulaşması imkansızdır. Bu yönü ile basılı gazetelerin arşivlerin icra ettiği fonksiyonu icra etmektedir. Basılı gazetelerin de 7-8 yıl önceki arşivlerine ulaşma imkanı vardır. Ama bu durum, hiçbir surette 7-8 yıl önceki bu haberlerle ilgili zamanaşımı sürelerinin işlemeye dahi ba...