Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili ,müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhinde İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı ile müvekkil şirket arasında 09.07.2017 tarihli sözleşme ile Onur Hes Reşadiye TM enerji nakil hattı yapım sözleşmesinin imzalandığını, müvekkil şirketçe sözleşmeye göre yapılan işin, esas iş sahibi olan ... (... Bölge Müdürlüğü) tarafından kabul edilmiş olduğunu ve parasının davalıya ödendiğini, müvekkili tarafından davalıya yapılan işin bedeli olarak 06.10.2017 tarih 489.343,64 TL bedelli ve 189.493,84 TL bedelli faturaların keşide...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3073 KARAR NO : 2025/1159 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/05/2021 NUMARASI : 2018/1442 Esas, 2021/555 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili ,müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhinde İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı ile müvekkil şirket arasında 09.07.2017 tarihli sözleşme ile Onur Hes Reşadiye TM enerji nakil hattı yapım sözleşmesinin imzalandığını, müvekkil şirketçe sözleşmeye göre yapılan işin, esas iş sahibi olan ... (... Bölge Müdürlüğü) tarafından kabul edilmiş olduğunu ve parasının davalıya ödendiğini, müvekkili tarafından davalıya yapılan işin bedeli olarak 06.10.2017 tarih 489.343,64 TL bedelli ve 189.493,84 TL bedelli faturaların keşide edildiğini, davalının müvekkiline muhtelif zamanlarda parça parça olmak üzere toplamda 450.000,00 TL ödendiğini, müvekkilimiz bakiye kalan 228.837,48 TL lik kısmı (İcra takibine geçildikten sonra faiz ve masrafları ile birlikte 248.975,56 TL olduğunu) davalı şirketten defalarca istenmiş ise de davalının borcunu ödemediğini belirterek davanın kabulüne, borçlunun haksız olan itirazının iptaline, % 20 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum olunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili , mevcut sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, davacı tarafın tacir olduğunu ve bu tacir sıfatı gereği bu edim borcunu gereği gibi ifa ettiğine dair düzenlenen 06.10.2017 tarihli 2 adet fatura tek başına bu alacağa hak kazanıldığını ispat etmemekte olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ile davacı tarafa yüklenen hizmet edimi karşılığı olarak bu bedellerin ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğunu, davacı şirketin müvekkil şirketin, yapılan işin bedelini tam olarak ödemediğini iddia etmekte olduğunu ancak kendisi taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak ifa edimini yerine getirdiğine dair herhangi bir delil ileri sürmediğini, davacının asıl alacak tutarlarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı asıl alacak tutarları bakımından haklı olsa dahi, müvekkilim takipten önce temerrüte düşürülmediğinden müvekkilimden takip öncesi faiz istenmesinin doğru olmadığını belirterek davanın reddine, davacının %20 İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece ,yapılan yargılamada ve incelemede taraflar arasındaki ticari ilişkinin taşeron sözleşmesine dayalı olduğu davalının işveren davacının ise yüklenici sıfatını haiz olduğu davacının davalıdan talep ettiği bedellerin ha...