Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/07/2016 tarihinde gerçekleşen tek taraflı kazada ... plakalı araçta yolcu olan davacının ağır yaralandığını, davalı şirkete başvuru üzerine 01/04/2021 tarihinde 27.819 TL ödeme yapıldığını belirterek şimdilik 500 TL sürekli sakatlık, 500 TL geçici sakatlık, 500 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere şimdilik toplam 1.500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında bulunmasından ötürü, mücbir bir sebep nedeniyle muayene edilememesinin davanın reddedilmesi için bir gerekçe olarak kabul edilemeyeceğini, bu durumun,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/1656 KARAR NO : 2025/1589 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/02/2025 NUMARASI : 2022/447 Esas - 2025/114 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 04/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/07/2016 tarihinde gerçekleşen tek taraflı kazada ... plakalı araçta yolcu olan davacının ağır yaralandığını, davalı şirkete başvuru üzerine 01/04/2021 tarihinde 27.819 TL ödeme yapıldığını belirterek şimdilik 500 TL sürekli sakatlık, 500 TL geçici sakatlık, 500 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere şimdilik toplam 1.500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında bulunmasından ötürü, mücbir bir sebep nedeniyle muayene edilememesinin davanın reddedilmesi için bir gerekçe olarak kabul edilemeyeceğini, bu durumun, müvekkilinin kontrolü dışında bir gelişme olup, mazeret olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin yurt dışında olmasına rağmen, tedavi süreçleri ve ilgili hastane kayıtları gibi delillerin, davanın neticelenmesi için yeterli bilgi sunduğunu, dosya da mevcut olan raporların, müvekkilinin maluliyet oranı ve kazadaki kusur durumunu belirlediğini, davalı sigorta şirketi, sigortalı olarak taraf olduğu poliçe kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlü olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı ayrık durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu ayrıklı koşullardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (MÖHUK) 48. maddesinin, 1. fıkrasına göre; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. MÖHUKta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda "yabancılık" ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava; dava şartı eksikliğinden HMK'nin 114. maddesinin 1. fıkrasının ğ bendi uyarınca reddedilir.MÖHUK'un 48. ma...