Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin davalıya sigortalı aracını 17/03/2014 tarihinde ... Mah. .. Cad. No: .. önüne park ettiğini, ancak aracın her iki anahtarının da müvekkilde olmasına rağmen 18/03/2014 tarihinde park edildiği yerden çalındığını, davalı sigorta şirketine başvuru yaparak şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, ancak ... Bankasının daini mürtehin olması nedeniyle ödemenin ilk olarak bankaya yatırılacağının bildirildiğini, ancak geçen süre içinde bankaya ödeme yapılmadığını ve 03/10/2017 tarihli yazılı taleplerin de karşılanmayacağının bildirildiğini, fazlaya...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/886 KARAR NO: 2025/781 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 17/11/2021 NUMARASI: 2019/223Esas - 2021/823 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 13/05/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin davalıya sigortalı aracını 17/03/2014 tarihinde ... Mah. .. Cad. No: .. önüne park ettiğini, ancak aracın her iki anahtarının da müvekkilde olmasına rağmen 18/03/2014 tarihinde park edildiği yerden çalındığını, davalı sigorta şirketine başvuru yaparak şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, ancak ... Bankasının daini mürtehin olması nedeniyle ödemenin ilk olarak bankaya yatırılacağının bildirildiğini, ancak geçen süre içinde bankaya ödeme yapılmadığını ve 03/10/2017 tarihli yazılı taleplerin de karşılanmayacağının bildirildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 70.000 TL tazminat tutarının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacının davasının kısmen kabulü ile 63.945 TL'nin 03/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili; ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, olayın hırsızlık dışı bir sebebe dayandırılması yönünde kanaat getirebilmek için somut belge ve kayıt vb. bulunmadığını, davaya konu edilen aracın 17/03/2014 tarihinde park edildiği yerde görülmediğinin 18/03/2014 tarihinde öğrenilmesine rağmen müvekkili sigorta şirketine hasar bildirim tarihinin 25/04/2014 olduğunu, bu durumun genel şartlarda da yazılı olduğu üzere rizokonun öğrenildiği tarih olan 18/03/2014 tarihinden itibaren en geç beş iş günü içinde müvekkil sigorta şirketine bildirilmesi gerekirken 25/04/2014 tarihinde bildirilmiş olunmasının poliçe genel şartlarına da aykırı bir durum olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber, davaya konu edilen olayda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; 17/04/2014 tarihinde, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı ve davacının maliki olduğu aracın, ikametine y...