Davacı tarafından mahkememizde açılan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ..... Hafriyat San. ve Tic. A.Ş.(VN......)'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı bir anonim şirket olduğunu, ancak şirket yönetiminin yetkisiz kişilerce sahte imzalar, geçersiz genel kurul kararları ve yok hükmündeki vekâletlerle oluşturulduğunu, şirket organlarının bu şekilde atandığını, tüm işlemlerin hukuken yok hükmünde olduğunu, şirketin mevcut yönetimi tarafından yapılan işlemlerin tamamı mutlak butlanla sakat olduğunu, TTK nun md 391/1 uyarınca şirket adına yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu, şirketin mevcut organlarının geçersizliği ve yönetim eksikliği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.427 uyarınca kayyum tayinini zorunlu kıldığını, zira şirket, şirketin fiilen temsil edilmekte ve...
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/572 Esas KARAR NO : 2025/743 Karar
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 08/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ..... Hafriyat San. ve Tic. A.Ş.(VN......)'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı bir anonim şirket olduğunu, ancak şirket yönetiminin yetkisiz kişilerce sahte imzalar, geçersiz genel kurul kararları ve yok hükmündeki vekâletlerle oluşturulduğunu, şirket organlarının bu şekilde atandığını, tüm işlemlerin hukuken yok hükmünde olduğunu, şirketin mevcut yönetimi tarafından yapılan işlemlerin tamamı mutlak butlanla sakat olduğunu, TTK nun md 391/1 uyarınca şirket adına yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu, şirketin mevcut organlarının geçersizliği ve yönetim eksikliği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.427 uyarınca kayyum tayinini zorunlu kıldığını, zira şirket, şirketin fiilen temsil edilmekte ve kararlar alınmakta ise de, bu işlemlerin tamamının yetkisiz ve sakat olduğu gibi kamu düzenine de açıkça aykırı olduğunu, işbu dava ile nihai olarak, şirketin yönetim organlarının yok hükmünde olduğu ve mutlak butlan nedeniyle geçersiz sayılması gerektiği hususunda tesbit ve iptal taleplerinin bulunduğunu, ancak şirketin yönetimsiz kalması, mal varlığının elden çıkarılması veya kötü niyetli işlemlerle şirketin zarara uğratılması ihtimali nedeniyle, işbu dava sonuçlanıncaya kadar şirketin idaresi açısından ivedilikle kayyum atanması gerektiğini, aksi takdirde şirketin telafisi güç ve imkansız zararlar ile karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle dava sonuna kadar ihtiyati tedbir mahiyetinde kayyum atanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın husumetinin olmadığını, davayı açmakta da hukuki yararının olmadığını, davalı şirket ile hiçbir bağının olmadığını, bu davada davacı taraf olan Tasfiye halindeki ........ şirketi ile müvekkili davalı şirketin hiçbir bağının ve alışverişinin olmadığını, davacı ile davalı arasında görülen icra takibi ve davanın da olmadığını, davacı şirketinin hem yetkilisi olan hem de tasfiye memuru olan ......'in, işbu davayı açarken bu şirketi seçmesinin tek sebebinin bu davacı şirketin tasfiye halinde olması olduğunu, yani davacı aleyhine verilebilecek yargılama giderleri ve vekalet ücreti kararlarının tahsilinin mümkün olmaması olduğunu, davacı tarafın iki haftalık kesin sürede herhangi bir delil sunamadığını, davacının 01.09.2025 tarihli dilekçesi ile sunduğu dosyalar ile kayyum talebinin bir bağının olmadığını, ayrıca işbu davada davacı taraf olan Tasfiye halindeki ......şirketinin, o dosyalarda taraf olmadığını, görüleceği üzere işbu dava kişisel kin ve ne...