DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/10/2019 tarih ve 2018/195 E. - 2019/431 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2016/101839 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "...", "...", "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu YİDK kararının 556 sayılı KHKnın 7/A ve SMKnın 5/1-a ve 5/1-b maddelerine aykırı olduğunu, "..." ibaresinin, "formda...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1563 - 2025/1803 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1563 KARAR NO : 2025/1803 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2019 NUMARASI : 2018/195 E. - 2019/431 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/10/2019 tarih ve 2018/195 E. - 2019/431 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2016/101839 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "...", "...", "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu YİDK kararının 556 sayılı KHKnın 7/A ve SMKnın 5/1-a ve 5/1-b maddelerine aykırı olduğunu, "..." ibaresinin, "formda olan", "zinde olan" anlamlarına geldiğini, dava konusu marka kapsamındaki 28. 41. ve 44. sınıflar için bu ibarenin tek başına ayırt edici vasfı bulunmadığını, piyasada sıklıkla kulanılan bu ibarenin tek bir gerçek veya tüzel kişinin kullanımına hasredilmesinin hukuken mümkün olmadığını, 556 sayılı KHKnın 7/C ve SMKnın 5/1-c maddeleri ile kullanılacağı hizmetin vasfını, çeşit ve amacını gösteren kelimelerin tek başına marka olarak tescilinin engellendiğini, dava konusu markanın özellikle spor ve sağlık sektöründe faaliyet gösteren tüm kurumlar ve spor yapan tüm bireyler bakımından herkesin kullanımına açık ve amaç ihtiva eden bir işaret olduğunu, bu ibarenin tek bir kişinin inhisarına bırakılmasının hukuka aykırı bulunduğunu, 556 sayılı KHKnın 8/a ve SMKnın 6/1 maddeleri anlamında dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve fonetik anlamda ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğunu, bu durumun markada teklik ilkesine aykırı bulunduğunu, taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı olduğunu, dolayısı ile davacı faaliyetleri ile aynı alanda ve sektörde kullanılabilecek olan ... ibareli dava konusu markanın direkt olarak müvekkili hizmetleri ile ilişkilendirileceğini, taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, bir markanın diğer bir markaya olan benzerliği sebebi ile reddedilmesi için iltibasın mevcudiyeti değil ihtimalinin dahi yeterli olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış marka seviyesinde bulunduğunu, 556 sayılı KHKnın 8/3 ve SMKnın 6/5 maddeleri kapsamında dava konusu marka başvurunun reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, YİDKin 2018-M-2316 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ...