Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirket müvekkili şirketin haklı ve likit nitelikteki alacağına karşı herhangi bir hukuki gerekçe göstermeksizin ve yalnızca takibin durmasını sağlamak amacıyla icra takibine itiraz ettiğini, itirazın kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin alacağı belgelerle sabit olduğunu, belirli, muaccel ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2174 KARAR NO : 2025/1790 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/640 Esas DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirket müvekkili şirketin haklı ve likit nitelikteki alacağına karşı herhangi bir hukuki gerekçe göstermeksizin ve yalnızca takibin durmasını sağlamak amacıyla icra takibine itiraz ettiğini, itirazın kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin alacağı belgelerle sabit olduğunu, belirli, muaccel ve likit nitelikte olduğunu, dolayısıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli tüm koşullar somut olayda fazlasıyla mevcut olduğunu, davalı şirketin borcunu ödememek adına malvarlığını devretme, gizleme veya üçüncü kişiler üzerinden işlem tesis etme suretiyle alacağın tahsilini imkânsız hâle getirme yönünde hareket ettiğine dair emareler bulunduğunu, davalının takipten önce ve sonra sergilediği davranışlar, ticari teamüllerle bağdaşmayan biçimde müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik sistematik bir kötü niyeti gösterdiğini, davalı şirketin alacaklıdan mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini ve dolayısıyla ihtiyati haczin uygulanmasının zararın doğması tehlikesi nedeniyle zorunlu hâle geldiğini açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin alacağının güvence altına alınabilmesi ve ileride doğabilecek telafisi güç zararların önlenebilmesi amacıyla dava konusu toplam alacak miktarı olan 2.844.349,94-TL ve ferileri üzerinden davalı borçlu şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "....1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine,..." karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrar ederek, "....Müvekkil Şirket tarafından davalı şirket aleyhine İstanbul 13. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası kapsamında ilamsız takip yoluna başvurulmuştur. Söz konusu takip, davalı tarafından GİB sistemi üzerinden itiraz edilen ve herhangi bir hukuki veya teknik dayanağa sahip olmayan bir e-faturaya iliş...