Yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili şirketlerin kurulduğu tarihten günümüze kadar hiçbir şekilde borç ödeyememe gibi bir durumla karşılaşmadığını, şirketlerin kuruluşundan itibaren dürüst ve kanunlara uygun bir şekilde yönetildiğini, vergi, SGK ve özel borçları, isçi ücretlerinin her daim düzenli ve eksiksiz bir şekilde ödendiğini, şirketlerin kuruluşundan beri hem ülke ekonomisine katkı sağladığını, hem de onlarca kişiye doğrudan veya dolaylı olarak iş ve gelir kapısı açtığını, ancak son dönemlerde yaşanan ulusal ve uluslararası...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1021 - 2025/770 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1021 KARAR NO : 2025/770
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/877 Esas-2025/514 Karar
Yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili şirketlerin kurulduğu tarihten günümüze kadar hiçbir şekilde borç ödeyememe gibi bir durumla karşılaşmadığını, şirketlerin kuruluşundan itibaren dürüst ve kanunlara uygun bir şekilde yönetildiğini, vergi, SGK ve özel borçları, isçi ücretlerinin her daim düzenli ve eksiksiz bir şekilde ödendiğini, şirketlerin kuruluşundan beri hem ülke ekonomisine katkı sağladığını, hem de onlarca kişiye doğrudan veya dolaylı olarak iş ve gelir kapısı açtığını, ancak son dönemlerde yaşanan ulusal ve uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar, reel piyasalarda oluşan daralmalar, özellikle döviz kurlarındaki olağandışı artış ve yaşanan enflasyon sebebiyle müvekkili şirketlerin borçlarını ödeyememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, müvekkili şirketlerin yapısı, geçmişi ve faaliyetleri göz önünde tutulduğunda konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının kuvvetle muhtemel olduğunu, konkordato projesinin başarıya ulaşması halinde hem alacaklıların alacaklarına kavuşmak suretiyle mağdur edilmeyeceğini hem de olası iflasın önüne geçilerek kamusal anlamda da fayda sağlanmış olacağını, şirketlerin iflas etmesi halinde alacağı imtiyazlı olmayan, alacağı karşısında rehin ve ipoteği bulunmayan hiçbir alacaklının alacağına kavuşamayacağını, hal böyle olunca konkordato ile alacaklıların eline geçecek alacak miktarı olası bir iflas halinde ellerine geçecek alacak miktarından elbette fazla olacağını, müvekkili şirketler tarafından bu hususun öncelikli olarak değerlendirildiğini ve iyi niyetli olarak alacaklıların haklarını düşünerek iş bu konkordato başvurusunda bulunulduğunu, zira müvekkili şirket yetkililerinin ticari hayatında her zaman iyiniyetli, dürüst ve hakkaniyetli olarak tanındıklarını ve bu olumlu özeliklerini kaybetme arzusunu da hiçbir zaman taşımadıklarını, müvekkili şirketlerin konkordato başvurusunda bulunmasının yegane amacının, alacaklıların haklarına kavuşmalarını ve şirketlerin faaliyetlerine bütün gücüyle devam etmesini sağlamak olduğunu belirterek, alacaklılara, konkordato kapsamında yer alan borç, faizler hariç anapara tutarlarının tamamı üzerin...