MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21.09.2021 NUMARASI: 2020/37 Esas - 2021/624 Karar DAVA: Alacak (Şirket Kâr Payının Tahsili) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 482 payına sahip olduğu davalı şirkete, İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.08.2016 tarih ve 2016/3802 Değişik iş sayılı karar ile kayyım atandığını, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.10.2016 tarih ve 2016/4512 Değişik İş sayılı kararı ile TMSF'nin kayyım olarak tayin edildiğini, şirketin yurt dışında olduğu bilinen...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/264 KARAR NO: 2025/1507 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21.09.2021 NUMARASI: 2020/37 Esas - 2021/624 Karar DAVA: Alacak (Şirket Kâr Payının Tahsili) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 482 payına sahip olduğu davalı şirkete, İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.08.2016 tarih ve 2016/3802 Değişik iş sayılı karar ile kayyım atandığını, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.10.2016 tarih ve 2016/4512 Değişik İş sayılı kararı ile TMSF'nin kayyım olarak tayin edildiğini, şirketin yurt dışında olduğu bilinen ortakları hakkındaki soruşturmalar nedeniyle kayım atandığını, bu kararda hisse ayrımı yapılmaması nedeniyle müvekkilinin ciddi mağduriyet yaşadığını, müvekkilinin önemli miktarda hisse sahibi olduğun gibi, aynı zamanda hileli biçimde çıkartılana kadar yönetim kurulunda bulunduğunu, şirketin yönetimi, cirosu, karı ile ilgili olarak kayyım tarafından bilgi verilmediğini, müvekkilin hiçbir yönetim kurulu toplantısına davet edilmediğini, genel kurul hazirun cetvelinde imzasının bulunmadığını, asaleten veya vekaleten toplantılarda oy kullanmadığını, müvekkilinin durumunun haklarında soruşturma yürütülen diğer ortaklardan farklı olduğunu, şirkete yönetim kayyımı atanmadan önce diğer hissedarlar tarafından, yönetim kayyumu atandıktan sonra da bu görevi yürüten kişiler tarafından zarara uğratıldığını, müvekkilinin ortaklık hak ve alacaklarının baki olmasına rağmen üç yılı aşkın süredir hiçbir genel kurula davet edilmediğini, yönetimden haberdar edilmediğini, hak ve alacağının denetimi için gerekli olan kayıt, bilgi, belge verilmediğini, müvekkilinin şirket payı veya mal varlığının müsadere edilmediğini, tedbiren atanan kayyımın bu durumu değiştirmediğini, TTK hükümlerine göre temettü ödemesi yapılması gerektiğini, ödenmesi zorunlu temettü miktarının belirlenmesine yarayacak bilgilerin müvekkiline verilmediğini ileri sürerek, şirkete kayyım atandığı tarihten sonra doğan temettü alacağının belirlenerek, her dönemin muaccel olduğu tarihten itibaren faiziyle birlikte şimdilik 100.000,00 TL'sinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirket yönetimine, CMK'nın 133. maddesi uyarınca FETÖ/PDY Terör Örgütü Soruşturması kapsamında İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.08.2016 tarih ve 2016/3802 Değişik iş sayılı dosyasında kayyım atandığını, 01.09.2016 tarihli Resmi Gazetenin 2. mükerrer nüshasında yayımlanan 674 sayılı KHK'nin 19. maddesi ile kayyımları...