Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ..., ... ile ...'da bulunan 100 yılı aşkın süredir sağlık sektöründe faaliyet gösteren köklü bir vakıf olduğunu, ilaç ve alternatif tıp alanında yüzlerce tescilli ürünü bulunduğunu, davacının ise işbu vakfın yönetim kurulu üyesi olup aktif olarak vakıf bünyesinde faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, Sağlık sektöründe öncü konumda olan ... çalışmaları ile tüm dünyada çalışmalarını sürdürmekte olduğunu, bu kapsamda, çeşitli ülkelerde AR-GE çalışmaları ile çalışan ekibini getirip ... sunarak ortaklıklar kurmakta olduğunu, davacı ...,...Şirketi'nin ortağı olduğunu, davacı ile şirketin diğer ortakları arasında ortaklık sözleşmesi imzalanmış olup şirket yapısı ve tarafların görev ile yükümlülükleri işbu sözleşme ile...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/795 Esas KARAR NO : 2025/528
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ..., ... ile ...'da bulunan 100 yılı aşkın süredir sağlık sektöründe faaliyet gösteren köklü bir vakıf olduğunu, ilaç ve alternatif tıp alanında yüzlerce tescilli ürünü bulunduğunu, davacının ise işbu vakfın yönetim kurulu üyesi olup aktif olarak vakıf bünyesinde faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, Sağlık sektöründe öncü konumda olan ... çalışmaları ile tüm dünyada çalışmalarını sürdürmekte olduğunu, bu kapsamda, çeşitli ülkelerde AR-GE çalışmaları ile çalışan ekibini getirip ... sunarak ortaklıklar kurmakta olduğunu, davacı ...,...Şirketi'nin ortağı olduğunu, davacı ile şirketin diğer ortakları arasında ortaklık sözleşmesi imzalanmış olup şirket yapısı ve tarafların görev ile yükümlülükleri işbu sözleşme ile belirlendiğini, ortaklık sözleşmesine göre, yalnızca ... olarak nitelendirilerek bu sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getireceğini, ortaklık sözleşmesinde açıkça belirtildiği üzere, 1. Taraf olan Türk Şirketi de gerekli finansmanı sağlayacak ve sermaye katkısının tamamını yapacağını, davacının sermaye koyma yükümlülüğü olmadığı sözleşme gereği açıkça belirlenmiştir ve daha önceki sermaye arttırımlarında da müvekkil adına diğer ortaklar sermaye artırımı yaptığını, bu husus da müvekkilin böyle bir yükümlülüğü olmadığını kanıtladığını, buna rağmen davacının yurt dışında olması da fırsat bilinerek toplantıya davetin tebliğ edilmemesi ile davacı yokluğunda genel kurul kararı alındığını, davacının yokluğunda Genel kurul kararının alınması tamamen hak ihlali ve kötü niyet olduğunu, genel kurulda sermaye artırımı kararı alınarak davacının mevcutta olan hissesi düşürülmek istendiğini, davacının aralarındaki sözleşmeye iyi niyetli olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirmekteyken ortak olduğu ve aralarında güven ilişkisinin varlığına inandığı taraftan kendisinin usulünce davetin tebliğ bile edilmemiş olduğu yokluğunda alınan karar ile şirket hissesi düşürülmeye çalışıldığını, bu sürecin neticesinde taraflarınca sermaye artırımına ilişkin kararın iptali ve butlanı için ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmış olup ...Esas sayılı dosyası görüldüğünü, işbu dosyada ... sayılı karar verilmiş olup davanın kabulü ile davaya konu ... tarihi ... yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan sermaye arttırım kararının üç aylık hak düşürücü süre içerisinde tescilin yapılmamış olması karşısında (TTK m. 456/3) dava konusu sermaye artırımının geçersiz olduğunun tespitine karar verildiğini, davacının Türkiye'de güven ilişkisi içerisinde olduğunu sandığı bir ortaklık kurduğunu, bu ortaklıkta müvekkilin Know-How veren olması harici yükümlülüklerinden bazıları ise ilaçların AR-GE çalışmasının yapılması, ila...