Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA:Davacı vasisi mahkememize vermiş bulunduğu dava dilekçesi ile, ihyası istenen şirket aleyhine davacı tarafından -------- Karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, verilen kararın bilahare istinaf edildiğini, istinaf tarafından verilen kararında temyiz edildiğini; ancak dava devam ederken şirketin kendi tasfiye sürecini yürüterek sicilden kendisinin terkin ettirdiğinin ortaya çıktığını; şirket hakkındaki yargılamanın devam edebilmesi için şirketi yeniden tüzel kişilik kazandırılmasının zorunlu olduğunu belirterek, şirketin ihya yoluyla bu dava ve yargılama süreci yönünden sicile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı-------- vermiş bulunduğu cevap dilekçesinde, ihyası istenen şirketin genel kurulunda tasfiye kararı alındığını, tasfiye memuru atandığını,...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/113 Esas KARAR NO: 2025/435 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 06/02/2025 KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vasisi mahkememize vermiş bulunduğu dava dilekçesi ile, ihyası istenen şirket aleyhine davacı tarafından -------- Karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, verilen kararın bilahare istinaf edildiğini, istinaf tarafından verilen kararında temyiz edildiğini; ancak dava devam ederken şirketin kendi tasfiye sürecini yürüterek sicilden kendisinin terkin ettirdiğinin ortaya çıktığını; şirket hakkındaki yargılamanın devam edebilmesi için şirketi yeniden tüzel kişilik kazandırılmasının zorunlu olduğunu belirterek, şirketin ihya yoluyla bu dava ve yargılama süreci yönünden sicile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı-------- vermiş bulunduğu cevap dilekçesinde, ihyası istenen şirketin genel kurulunda tasfiye kararı alındığını, tasfiye memuru atandığını, tasfiyesinin sonuçlandırıldığı bildirildiğinde de sicilden terkin işleminin yapıldığını; ticaret sicilin bu tür tasfiyelerde yetkisinin son derece sınırlı olduğunu; ancak genel kurulda usulünce bir tasfiye kararı alınıp alınmadığı, bir tasfiye memuru atanıp atanmadığı, o tasfiye memuru tarafından tasfiye sonucunun rapor edilip edilmediği hususlarının incelenebileceğini bunun dışında somut olaydaki gibi şirket hakkında bir dava varken tasfiyenin sonuçlandırılıp sonuçlandırılmadığının incelenmesi gibi bir yetkilerinin bulunmadığı; bu nedenle davanın reddine karar verilmeyecek ise davaya neden olmadıkları nazara alınmak suretiyle karar verilmesini savunmuş,Davalı tasfiye memuru ise duruşmaya da gelerek tasfiyenin genel kurul kararı ile başlatıldığını, şirketin tüm mal varlığının tasfiye edildiğini, herhangi bir mal varlığı kalmadığını, bu nedenle ihyaya sebep gösterilen yargılama sonunda verilecek karara göre davacının herhangi bir menfaat elde etmesinin mümkün olmadığını belirterek; iş bu davada hukuki yarar olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK 547 madde de düzenlenen ek tasfiye davasıdır. Davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine -----Asliye Ticaret Mahkemesinde tespit davası açıldığı, verilen kararın istinaf edildiği, ------- Karar sayılı hükmü ile açılan davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf talebinin reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine ----- Karar sayılı dosyasında davalılardan -------- ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığından bu şirketin ihyası amacıyla tarafa süre verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırıldığı;----- bu kaldırma sebebine dayalı olarak da mahkememizde bu davanın açıldığı görülmüştür.Ek tasfiye davasında davacının açmış bulunduğu davayı sonuçlandırabilmesi için ihya davası açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, açılan davanın ---- Esaslı olduğu; bu ...