DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 29/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davalı aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile 09/02/2021 tarihinde, ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı vekilinin, borca, asıl alacağa ve ferilerine yapmış olduğu itirazların iptalini ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının kabulü ile davalının icra takibine ilişkin haksız ve kötü niyetli tüm...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/822 Esas KARAR NO : 2025/282
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 29/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davalı aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile 09/02/2021 tarihinde, ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı vekilinin, borca, asıl alacağa ve ferilerine yapmış olduğu itirazların iptalini ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının kabulü ile davalının icra takibine ilişkin haksız ve kötü niyetli tüm itirazlarının iptalini ve takibin devamını, davalının takip miktarı alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin müteselsil kefaleti olduğundan bahisle hakkında icra takibi yapıldığını, müvekkilinin borca dayanak kredi sözleşmelerindeki kefaleti usul ve yasaya aykırı bir şekilde hazırlanmış olduğunu, kefil beyanı şeklinde doldurulan belgedeki bütün yazı ve rakamların müvekkili tarafından el yazısı olarak doldurulması gerekirken kefil beyanına bakıldığında kefalet miktarındaki yazı ve müteselsil sorumluluğuna dair yazının müvekkilinin eli ürünü olmadığı ve sonradan doldurulduğunun görüldüğünü, icraya konu kefaletin Borçlar kanunu madde 583 de sayılan kefaletin şekli unsurlarını taşımadığını, B.K. Madde 583e göre kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla ya da bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, hazırlanan kefalet ayrı bir belge niteliğinde olmayıp, yazılar sonradan müvekkilinin rızasının dışında doldurulmuş olduğunu, çünkü müvekkiline kredi için eş rızası arandığından bahisle işlem yapıldığının söylenmiş olduğunu, bahse konu imzaların bu sebeple alınmış olduğunu, kefalet ve muvafakat name adlı belgelerin yasanın içerdiği şekil şartlarını karşılamamakta olduğunu, bu sebeple kefaletnamenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin kefaletnamesinin eşinden ayrı olarak ve başlığı kefalet sözleşmesi şeklinde belirleyici bir belge olması gerektiğini, oysa davacının imzaya açtığı belgenin içerik olarak belirleyici olmadığını, müvekkilinin eşine ait bütün bor...