Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile delilleriyle birlikte izah edilen konularda ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, bu kapsamda davalı şirkete, her ne kadar bugüne kadar yapılan usulsüzlüklerin ve şirkete verilen zararın önüne geçilememiş olsa da yargılama boyunca davalı şirketin daha fazla zarara uğramaması için nihai karar verilene kadar davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğu, davalı şirketteki tutum ve davranışların çok büyük boyutta olduğu dava...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/954 KARAR NO: 2025/1046 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/05/2025 (Ara Karar) NUMARASI: 2025/422 Esas (Derdest) TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile delilleriyle birlikte izah edilen konularda ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, bu kapsamda davalı şirkete, her ne kadar bugüne kadar yapılan usulsüzlüklerin ve şirkete verilen zararın önüne geçilememiş olsa da yargılama boyunca davalı şirketin daha fazla zarara uğramaması için nihai karar verilene kadar davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğu, davalı şirketteki tutum ve davranışların çok büyük boyutta olduğu dava dilekçesinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup, şu aşamada sadece denetim kayyımı ile şirketlerin korunmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle davalı şirkete yönetim kayyımı atanması zaruri olup, yargılama süresince müvekkilinin ve davalı şirketin zarara uğramaması için davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması gerektiğini, tedbir ile amaçlanan, yargılama devam ederken azli istenen yöneticilerin davalı şirkete daha fazla zarar vermesinin önüne geçilmesi olduğunu, aksi takdirde dava devam ederken azli istenen yöneticilerin görevine devam etmesi halinde aleyhlerine dava açılan yöneticiler tarafından kasıtlı bir şekilde şirkete zarar vermeye devam edilme ihtimalinin yüksek olduğunu, yargılamaların uzunluğu da nazara alındığında tedbir kararının gecikmeksizin verilmesi gerektiğini beyanla davalı şirkete yönetim, olmadığı takdirde denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şirketlerin seçilmiş organları eliyle idaresi asıl olup, bir şirkete kayyum atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Somut olayda, dava konusu şirkette organ boşluğu bulunduğunun iddia edilmediği gibi, davalının şirketi yönetim görevine devam etmesi durumunun, şirkete ve ortaklarına zarar vereceğine dair HMK'nun 389. maddesi anlamında yaklaşık ispatın da gerçekleşmemesi ve gecikme sebebi ile oluşabilecek zarara ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir için gereken yaklaşık ispat koş...