DAVANIN KONUSU:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin fesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 16.01.2015 tarihinde düzenlenen belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin, 01.02.2017 tarihinde davalı şirketçe tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin özveriyle sorumluluklarını yerine getirdiğini, acentelik sürecinde hatırı sayılır müşteri portföyü oluşturduğunu, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin maddi ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/353 KARAR NO:2025/1287 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/10/2021 NUMARASI:2018/280 Esas - 2021/633 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin fesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 16.01.2015 tarihinde düzenlenen belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin, 01.02.2017 tarihinde davalı şirketçe tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin özveriyle sorumluluklarını yerine getirdiğini, acentelik sürecinde hatırı sayılır müşteri portföyü oluşturduğunu, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, yasada belirlenen denkleştirme tazminatı şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL denkleştirme tazminatı ve 200.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; sürekli borç doğuran acentelik sözleşmesinin müvekkilince TTK'nın 121. maddesine göre 3 ay önceden bildirimde bulunularak feshedilmesi nedeniyle davacının tazminat isteminde bulunulamayacağını, sözleşmenin 29. maddesinde de üç ay önceden bildirimde bulunularak sözleşmenin feshedilebileceğinin kabul edildiğini, müvekkilinin olağan fesih hakkının kullanmadığının kabul edilmesi halinde dahi, davacının portföy geliştirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerekeceğini, sözleşmenin 12. maddesi gereğince acentenın üretimini artırmak ve şirketin vereceği satış hedeflerini gerçekleştirmek zorunda olduğunu, ancak davacının ihtarlara rağmen makul sürede beklenen düzeye ulaşamaması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacıya gönderilen 16.11.2015 tarihli yazı ile 2014 yılı prim üretiminin 927.979 TL 20115 yılı prim üretiminin 380.850 TL olarak gerçekleştiği ve prim üretiminin artırılmaması halinde acentelik sözleşmesinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, bu üretimin artırılmaması nedeniyle de sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, belirsiz süreli sözleşmelerin de haklı nedenle feshedilebileceğini, sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde denkleştirme tazminatına hak kazanılmayacağını, davacının müvekkili şirketi önemli menfaat sağladığını ispatlaması gerektiğini, manevi zararın ispatlanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKE...