Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali ve kayyım atanması talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle yönetim ve denetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin bu aşamada ayrı ayrı reddine dair verilen 02.04.2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin kötü yönetildiğini ve faaliyetlerini gereği gibi yerine getiremediğini, yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle tedbiren yönetim kayyımı veya denetim kayyımı atanması gerektiğini, aksi halde yargılama süresince şirketin ve davacının zararının artacağını, zira TMK'nın 426/2 ve 3.maddelerine göre yasal...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1083 KARAR NO: 2025/1098 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/04/2025 NUMARASI: 2025/277 Esas DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali ve kayyım atanması talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle yönetim ve denetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin bu aşamada ayrı ayrı reddine dair verilen 02.04.2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin kötü yönetildiğini ve faaliyetlerini gereği gibi yerine getiremediğini, yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle tedbiren yönetim kayyımı veya denetim kayyımı atanması gerektiğini, aksi halde yargılama süresince şirketin ve davacının zararının artacağını, zira TMK'nın 426/2 ve 3.maddelerine göre yasal temsilci ile şirketin ve diğer ortağının menfaatlerinin çeliştiğini, şirket içi menfaat çatışmaların artarak hakim ortak ve aynı zamanda münferit yetkili müdürün kendi menfaatlerini şirket menfaatinin önünde tutma ihtimali bulunduğunu, bu hallerde şirketin menfaatini koruyucu bir tedbir olarak mahkemece şirketi temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanabileceğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 02.04.2025 tarihli ara kararda özetle; "...Talep, tedbiren şirkete kayyım atanmasına ilişkindir. Kayyım TMK 426 vd maddelerde, yönetim kayyımlığı ise 427. maddede düzenlenmiştir. Yasada, hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağına yer verilmiş, TMK 427/4. fıkrada ise, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimin başka yollardan sağlanamaması durumu yönetim kayyımı atanacak haller arasında sayılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun dördüncü kısım birinci bölümde 329 vd maddelerde Anonim Şirket düzenlenmiştir. Kayyım ise, TMK 426 vd maddelerde, yönetim kayyımlığı ise 427. maddede düzenlenmiştir. Yasada, hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağına yer verilmiş, TMK 427/4. fıkrada ise, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimin başka yollardan sağlanamaması durumu yönetim kayyımı atanacak haller arasında sayılmıştır.TMK'nun 427/4) Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, şeklinde düzenlenmiştir. Madde içeriklerinden anlaşılacağı üzere anonim ve limited şirketlerde yönetim kayyımı atanmasının temel dayanak maddesi TMK 427/4. maddesidir. Zira şirketin bir tüzel kişi olarak ticari hayatının devamı ve gerekli idari ve yönetimsel işlemlerin icra ...