Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2022/28 · K. 2025/896
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2022/28 K. 2025/896

E. 2022/28K. 2025/89626 Haziran 2025
mücbir sebepiadetazminatborçlu olunmadığının tespitisözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasısözleşmenin uyarlanmasısözleşme süresisözleşmenin iptaliödeme yasağıistirdattedbir kararıyasal süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA:MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:26/06/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; turizm sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin ... pazarında çalıştığını, müvekkili ile davalı şirket arasında, İran'dan gelecek müşterilere davalının sahibi olduğu otellerde 03.01.2020 - 03.01.2021 tarihi arasında konaklama hizmeti verilmesi için kontenjan sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan ödeme hükmü gereği, ilki 28.02.2020 keşide tarihli olmak üzere 150.000,00 TL bedelli 6 adet çeki davalıya teslim ettiğini, ancak salgın hastalık nedeniyle 23.02.2020 tarihinde İran'dan giriş ve çıkışların yasaklandığını, bu nedenle sözleşmenin mücbir sebeple icra edilemez hale geldiğini ve müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, 23.02.2020 tarihine kadar...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/28 Esas KARAR NO:2025/896 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:30/09/2021 NUMARASI:2020/293 Esas, 2021/778 Karar DAVA:MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:26/06/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; turizm sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin ... pazarında çalıştığını, müvekkili ile davalı şirket arasında, İran'dan gelecek müşterilere davalının sahibi olduğu otellerde 03.01.2020 - 03.01.2021 tarihi arasında konaklama hizmeti verilmesi için kontenjan sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan ödeme hükmü gereği, ilki 28.02.2020 keşide tarihli olmak üzere 150.000,00 TL bedelli 6 adet çeki davalıya teslim ettiğini, ancak salgın hastalık nedeniyle 23.02.2020 tarihinde İran'dan giriş ve çıkışların yasaklandığını, bu nedenle sözleşmenin mücbir sebeple icra edilemez hale geldiğini ve müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, 23.02.2020 tarihine kadar İran'dan gelen müşterilerin konaklama bedeli 130.000,00 TL civarında olmasına rağmen, davalının 28.02.2020 tarihli çeki bankaya ibraz etmesi üzerine çek bedelini tamamen ödemek zorunda kaldıklarını, bu çek nedeniyle ödenen 20.278,85 TL'nin istirdadı gerektiğini, kalan toplam 750.000,00 TL tutarında 5 adet çekin bedelsiz kalmasına rağmen iade edilmediğini, sözkonusu çeklerle ilgili İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/222 Esas sayılı dosyasında ödeme yasağı kararı verildiğini, davalının mücbir sebeple sözleşmenin icra edilemeyeceğini bildiği halde çekleri kötüniyetli iade etmediğini, müvekkilinin bu çeklerle ilgili icra tehdidi altında olduğunu ileri sürerek 28.02.2020 tarih ve 150.000,00 TL bedelli çekin 20.278,85 TL'si bakımından borçlu olunmadığının tespiti ile bu tutarın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte istirdatına, diğer 5 adet 150.000,00'er TL bedelli çekler yönünden borçlu olunmadığının tespitine, çeklerin ödenmek zorunda kalınması halinde ödenen miktarın dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, davalının % 20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevabında; taraflar arasındaki garanti kontenjan sözleşmesinin niteliği gereği, davalının belirli sayıda gecelemeyi sağlamayı garanti ederek belirsizlikleri ve riski üstlendiğini, sözleşmenin TTK'nın 18/3 fıkrasında belirtilen şekilde feshedilmediğini, e-posta yazışmalarının fesih olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle sözleşmenin ayakta olduğunu, davalının sözleşmeyi doğrudan fesih yetkisi bulunmadığını, öncelikle TBK'nın 138. ve sözleşmenin 8. maddesi gereği sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını istemesi gerektiğini, davalının giriş ve çıkışların kapatıldığı tari...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2022/36 · K. 2025/898

26 Haziran 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2021/1353 · K. 2025/58

9 Ocak 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2025/192 · K. 2025/989

10 Temmuz 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2022/616 · K. 2025/878

19 Haziran 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2021/1698 · K. 2025/492

27 Mart 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2025/600 · K. 2025/687

13 Mayıs 2025