Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili kooperatif ortaklarından ...'a kooperatifin kefaleti ile ...A.Ş.'den kredi kullandırıldığını, davalının da sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, borçlu tarafından 16.12.2017 tarihli kredi taksidinin ödenmemesi üzerine müvekkilince ödeme yapılmak zorunda kalındığını, asıl borçlu ve müşterek-müteselsil borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, davalı dışındaki tüm borçluların adresi dikkate alındığında...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/1393 KARAR NO : 2025/654
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/239 E.-2020/58 K.
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili kooperatif ortaklarından ...'a kooperatifin kefaleti ile ...A.Ş.'den kredi kullandırıldığını, davalının da sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, borçlu tarafından 16.12.2017 tarihli kredi taksidinin ödenmemesi üzerine müvekkilince ödeme yapılmak zorunda kalındığını, asıl borçlu ve müşterek-müteselsil borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, davalı dışındaki tüm borçluların adresi dikkate alındığında takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkili olduğunu, kredinin ve taksitlerin miktarlarının belli olduğunu, taksit tarihleri belirli olan ödemeler açısından ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüt durumunun oluştuğunu, takip başlatıldıktan sonra takip borcuna mahsuben 11.09.2019 tarihinde 7.000,00 TL, 23.10.2018 tarihinde 1.000,00 TL, 02.01.2019 tarihinde 2.500,00 TL ve 793,87 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin öncelikle masraf ve faizden mahsup edildiğini, iş bu dava tarihi itibariyle müvekkilinin 13.809,00 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asıl; 6098 sayılı TBK'nun 584. maddesinde, "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır." denildiğini, sözleşmelerde eş rızası alınmadığından icra takibinin bu hükme aykırı olduğunu ve kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu savunarak, sözleşmenin şahsı yönünden iptaline, kefilliğinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece Mahkemesince; "dava dışı bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 10/12/2015 tarihli 150.000 TL bedelli kredi sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşmeyi davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ayrıca davacı kredi ve kefalet kooperatifinin iş bu sözleşmeye kefalet şerhi verdiği, davacı kooperatif ile davalı ve diğer dava dışı...