Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin murisinden intikal eden miras payı sebebiyle ortak olduğu davalı şirketin diğer ortaklarının ve müdürlerinin ortaklık anlayışını ortadan kaldıran bireysel çıkarları öne çıkaran tutum ve davranış içerisinde oldukları, müvekkilinin pay sahipliğinden kaynaklı haklarının kullanımını engelledikleri, şirket mali kayıtlarının gerçeğe aykırı tutulduğunu, kayıt dışı ticaret yapıldığı ve müvekkilinden gerçek verilerin gizlendiğini, süregelen bu durumlar ve diğer ortak ve yöneticilerinin birlikte hareket ederek...
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : ARA KARAR TARİHİ : 08/05/2024
DAVACI : DAVALI :
DAVA : Ortaklıktan Çıkma KARAR TARİHİ : 16/07/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin murisinden intikal eden miras payı sebebiyle ortak olduğu davalı şirketin diğer ortaklarının ve müdürlerinin ortaklık anlayışını ortadan kaldıran bireysel çıkarları öne çıkaran tutum ve davranış içerisinde oldukları, müvekkilinin pay sahipliğinden kaynaklı haklarının kullanımını engelledikleri, şirket mali kayıtlarının gerçeğe aykırı tutulduğunu, kayıt dışı ticaret yapıldığı ve müvekkilinden gerçek verilerin gizlendiğini, süregelen bu durumlar ve diğer ortak ve yöneticilerinin birlikte hareket ederek müvekkilini dışlayarak şirketten uzaklaştırmaya çalışmalarının ortaklığın amacına ulaşmasını imkansız kıldığını ve müvekkili açısından çekilmez hal aldığını belirterek TTK'nın 636. maddesi uyarınca öncelikle gerçek pay değeri ödenerek müvekkkilinin şirketten çıkarılmasına ancak son çare olarak fesih ve tasfiyesine, dava süresince şirketin daha büyük bir zarar görmesinin önüne geçilmesi ve müvekkilinin zararlarının daha da artmasının önüne geçilmesi amacıyla şirket müdürünün TTK m. 630/2 kapsamında yetkilerinin kaldırılmasını ve şirkete kayyım atanmasına, şirketin tüm taşınır taşınmaz mal varlığının devir ve temlikin önlenmesine, ayrıca şirkete ait banka hesaplarına yeni kredi açılmaması yönünden ve şirketin borçlanması engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir kararları verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 21/03/2024 tarihli ara karar ile; davacının, davalı şirketteki ortaklıktan çıkma talebi yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispatladığı, davacı tarafından açılan dava sonucunda lehine bir karar çıkması ve yüksek miktarda alacağa hükmedilmesi durumunda davalı şirkete ait taşınmaz ve araçların ve şirkete ait demirbaş ve makinaların elden çıkarılması nedeniyle alınacak ilamın infaz kabiliyetinin bulunmayacağı ve davacının alacağı tahsil edememe durumunun ortaya çıkacağı, davanın mahiyeti, tarafların menfaat durumu dikkate alınarak davalı şirketin taşınmaz ve araçları ile şirkete kayıtlı demirbaş ve makinaların üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin takdiren 400.000 TL teminat mukabilinde kabulüne ancak şirketin faal bir şirket olması nedeniyle şirkete kayyum atanması, atanacak kayyumun şirketin işlerini yıllardan beri idare eden, işleri en iy...