Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/06/2022 tarih ve 2020/141 E.-2022/202 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli birçok tescilli markasının bulunduğunu, davalı Şirketin 2019/45567 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin faaliyetlerine 1974 yılında başladığını, "... ..." olarak ülkemizde uzun yıllardır faaliyetlerine devam ettiğini, "..." markasının sektöründe ön...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/459 KARAR NO : 2025/767 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2022 NUMARASI : 2020/141 E. - 2022/202 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/06/2022 tarih ve 2020/141 E.-2022/202 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli birçok tescilli markasının bulunduğunu, davalı Şirketin 2019/45567 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin faaliyetlerine 1974 yılında başladığını, "... ..." olarak ülkemizde uzun yıllardır faaliyetlerine devam ettiğini, "..." markasının sektöründe ön sıralarda yer alan bir marka olduğunu, Türkiye'de yüksek bir bilinirliğe sahip bulunduğunu, tanınmış hale gelen müvekkili markasının, davalı tarafça hiçbir emek sarf etmeksizin kötü niyetli olarak kullanılacağını, sektöründe öncü olan müvekkiline ait "..." markalarının, başvuru sahibi tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, davalıya ait marka ile müvekkilinin tescilli markaları arasında "..." ibareleri açısından aynılık bulunduğunu, müvekkilinin, "..." ibareli markalarını ayırt edici hale getirdiğini, "..." ibaresinin müvekkiline ait markaların ana unsuru olduğunu, her iki markaya bütünsel açıdan bakıldığında, "..." ibaresinin müvekkili markasıyla iltibasa yol açacağını, davalının marka başvurusunun 35. sınıf için talep edildiğini, müvekkilinin tescilli markalarının da aynı sınıflarda tescilli olduğunu, davalı başvurusunun başında yer alan "ÖZ" ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını, SMK'nın 6/1 ve 6/5 hükümleri uyarınca başvurunun reddedilmesi gerektiğini, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet amacı taşıdığını, "..." ibaresinin tek ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-3384 sayılı kararının iptaline, davalı tarafın marka tescil talebinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında k...