Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; taraflar arasında kurulan bayilik ilişkisinde, davalının müvekkiline her yıl 2000 metreküp akaryakıt satın alma ödevini yükleyerek,sözleşmedeki yarar-zarar dengesini katlanılması müvekkilden beklenemeyecek oranda bozduğunu, müvekkili şirketin idaresinin hissesi en büyük ortak olan ...'ya teslim edildiğini, bu kişinin sonradan banka kayıtlarında tespit edilen birçok usulsüzlük yaptığının ve şirketin ekonomik olarak mahvolduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle yeni yönetim kurulunun akaryakıt alamaz hale gelen şirketin faaliyetine devam etmesini sağlayabilmek adına bankalardan kredi kullandığını, bir yandan kredi ödemesi, bir yandan istasyon maliyeti ile boğuşan davacı şirketin, 2016 yılında davalının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/682 KARAR NO:2025/737 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/10/2021 NUMARASI:2019/194 Esas - 2021/716 Karar DAVA:İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/05/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; taraflar arasında kurulan bayilik ilişkisinde, davalının müvekkiline her yıl 2000 metreküp akaryakıt satın alma ödevini yükleyerek,sözleşmedeki yarar-zarar dengesini katlanılması müvekkilden beklenemeyecek oranda bozduğunu, müvekkili şirketin idaresinin hissesi en büyük ortak olan ...'ya teslim edildiğini, bu kişinin sonradan banka kayıtlarında tespit edilen birçok usulsüzlük yaptığının ve şirketin ekonomik olarak mahvolduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle yeni yönetim kurulunun akaryakıt alamaz hale gelen şirketin faaliyetine devam etmesini sağlayabilmek adına bankalardan kredi kullandığını, bir yandan kredi ödemesi, bir yandan istasyon maliyeti ile boğuşan davacı şirketin, 2016 yılında davalının motorinindeki standartlara uygunsuzluk nedeniyle oluşan arızalar nedeniyle müşteri kaybına uğradığını, şirketin 2018 yılı başlarında akaryakıt alamaz hale geldiğini, bu problemleri ve davacının sözleşmeye aykırı uygulamasını yazılı olarak açıklayabilmek amacıyla davalıya 28/06/2018 ve 07/11/2018 tarihli ihtarnameleri keşide ettiklerini, ancak davalının davacının ekonomik olarak yok olmasına seyirci kaldığını, müvekkilinin bankalara borcunu ödemek amacıyla tek mal varlığı olan taşınmazını satmak zorunda kaldığını, davalının müvekkili tarafından gönderilen 07/11/2018 tarihli ihtarnameyi 09/11/2018 günü tebellüğ ederek aynı gün davacıya ait olan 680.000-TL bedelli teminat mektubunu tazmin ettiğini, müvekkili tarafından 19/11/2018 tarihli ihtarname ile banka teminat mektubu bedelinin iade edilmesinin davalıdan istenildiğini, ancak davalının kabul etmediğini, bu nedenle müvekkilinin 23/11/2018 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesini feshetmek zorunda kaldığını, mektup bedelini iade etmeyen davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz etiğini, davalının teminat mektubunu paraya çevirmesinin dayanağının bulunmadığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili;taraflar arasındaki ilk bayilik ilişkisinin 2010 yılında başlayarak 5 yıl geçerli olmak üzere kurulduğunu, 10/11/2015 tarihine kadar ise birer aylık sözleşmeler imzalandığını, davacı ile en son olarak 10/11/2015 tarihinde 5 yıllık sözleşme imzalandığını,sözleşme gereğince davacının, bayilik sözleşmesi ve protokoller kapsamında doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını olmak üzere müvekkilin...