Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, basın yoluyla kişilik haklarının zedelenmesi hukuksal nedenine dayalı kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun tespiti ve saldırının durdurulması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu haberin ifade özgürlüğünü aşan gerçek dışı bir isnat olduğunu, gerçekte var olmayan bir durumun haberleştirilerek kamuoyunun yanıltılmasının yanı sıra hakarete varan bir tutum sergilendiğinin de ortada olduğunu, her yönüyle ifade özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını, müvekkili kuruluşun itibar ve saygınlığına yönelik gerçek dışı...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/844 - 2025/1225 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/844 KARAR NO : 2025/1225 KARAR TARİHİ : 17/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2025 NUMARASI : 2025/91 Esas, 2025/122 Karar
DAVANIN KONUSU : Saldırının durdurulması
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, basın yoluyla kişilik haklarının zedelenmesi hukuksal nedenine dayalı kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun tespiti ve saldırının durdurulması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu haberin ifade özgürlüğünü aşan gerçek dışı bir isnat olduğunu, gerçekte var olmayan bir durumun haberleştirilerek kamuoyunun yanıltılmasının yanı sıra hakarete varan bir tutum sergilendiğinin de ortada olduğunu, her yönüyle ifade özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını, müvekkili kuruluşun itibar ve saygınlığına yönelik gerçek dışı ithamlarda bulunulduğunu, yazıda kamuoyuna aktarılan bilgilerin hiçbirinin doğruluğunun teyit edilmediğini, yazının konusu ile ilgili hiçbir araştırma ve soruşturma gerçekleştirilmediğini, ayrıca söz konusu haber varlığını sürdürmeye devam ettikçe kamuoyunda gerçeklik payı varmış gibi bir algı yaratabileceğinin de açık olduğunu, gerek müvekkil kuruluşun ve ülkemizin kişilik haklarının gerek kamu düzeninin korunması için söz konusu haberin hukuka aykırılığının tespiti, yayımının durdurulması ve düzeltmesi gerektiğinin açık olduğunu, müvekkil kuruluşun kişilik haklarına basın özgürlüğünün sınırlarını aşan bir saldırının söz konusu olup bu saldırının TMK madde 25 uyarınca tespiti, yayımının durdurulması ve düzeltilmesi gerektiğini, dava konusu yazıda kamuoyuna aktarılan bilgilerin hiçbirinin doğruluğunun teyit edilmediğini, yazının konusu ile ilgili hiçbir araştırma ve soruşturma gerçekleştirilmediğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Mahkemece, "...Somut olayın değerlendirilmesinde; davalı tarafça ilgili internet sitesinde haberin dava dışı ...'ün subjektif yorumlarından ibaret olduğu ve bu hususun haberin içeriğinde ve haber alt başlığında açıkça vurgulandığı, eleştiri niteliğinde sübjektif değerlendirmeler içeren yorumlar barındırdığı, haber kesin bir satış işlemi yapıldığına dair bilgi içermediği görülmüştür. Bu nedenl...