Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Talep, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen manevi zararın giderimi istemi ile açılan davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, işbu davaya konu haberin açıkça müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğinden ve manevi zararına yol açtığından taraflarınca habere karşı tedbir talebinde bulunulduğunu, buna karşın mahkemece verilen 19.12.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini ancak ara kararın kaldırılması ve tedbir talebinin kabulünün gerektiğini,...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/633 - 2025/941 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/633 Esas KARAR NO : 2025/941 KARAR TARİHİ : 30/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2024(Ara Karar) NUMARASI : 2024/854 Esas
DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Talep, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen manevi zararın giderimi istemi ile açılan davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, işbu davaya konu haberin açıkça müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğinden ve manevi zararına yol açtığından taraflarınca habere karşı tedbir talebinde bulunulduğunu, buna karşın mahkemece verilen 19.12.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini ancak ara kararın kaldırılması ve tedbir talebinin kabulünün gerektiğini, haberde müvekkili hakkında gerçeğe aykırı ithamlara, mesnetsiz iddialara ve objektif kriterlerden uzak bir haber diline yer verildiğini, yanıltıcı kanaat ve yorumlara yer verilmesinin açıkça müvekkilinin itibarını zedelediğini ve kişilik haklarının ihlaline yol açtığını ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. maddesinde (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. hükmü yer almaktadır. İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önley...