Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının zedelenmesi hukuksal nedenine dayalı kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun tespiti ve düzeltme metni veyahut dava sonucunda verilecek olan saldırıyı tespit kararının yayınlatılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kuruluşun kişilik haklarına basın özgürlüğünün sınırlarını aşan bir saldırı söz konusu olduğunu, bu saldırının TMKnın 25.maddesi gereğince tespiti ve düzeltilmesi gerektiğini, işbu davaya konu haberde müvekkil kuruluşun itibar ve saygınlığına yönelik gerçek dışı ithamlarda bulunulduğunu, dava konusu yazıda kamuoyuna aktarılan bilgilerin...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2142 - 2025/863 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2142 Esas KARAR NO : 2025/863 KARAR TARİHİ : 22/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2024 NUMARASI : 2024/311 Esas, 2024/515 Karar
DAVANIN KONUSU : Tespit Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının zedelenmesi hukuksal nedenine dayalı kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun tespiti ve düzeltme metni veyahut dava sonucunda verilecek olan saldırıyı tespit kararının yayınlatılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kuruluşun kişilik haklarına basın özgürlüğünün sınırlarını aşan bir saldırı söz konusu olduğunu, bu saldırının TMKnın 25.maddesi gereğince tespiti ve düzeltilmesi gerektiğini, işbu davaya konu haberde müvekkil kuruluşun itibar ve saygınlığına yönelik gerçek dışı ithamlarda bulunulduğunu, dava konusu yazıda kamuoyuna aktarılan bilgilerin hiçbirinin doğruluğunun teyit edilmediğini, yazının konusu ile ilgili hiçbir araştırma ve soruşturma gerçekleştirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesi...