Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2024/889 · K. 2025/740
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2024/889 K. 2025/740

E. 2024/889K. 2025/74028 Mayıs 2025
tazminattedbir kararıeksik incelemebozma kararıihtiyati tedbirmaddi tazminatmarka hakkıyasal sürehaksız rekabetticari faaliyetbilirkişi raporu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Dairemizin 18/05/2022 tarihli, 2020/138 E. - 2022/813K. sayılı kararı, Yargıtay 11.HD'nin 29/02/2024 tarihli 2022/5175 E. - 2024/1616 K.sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Asıl davada: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sektörünün bilinen, güvenilen vc saygın kuruluşlarından biri olduğunu, 1995 yılında "..." markalı ürünler üzerinde hak elde ettiğini, markanın ulusal ve uluslararası tescil belgeleri ile korunduğunu, "...", "..." ve "..." ibarelerinin İsviçre, Ürdün, Beyrut, Fas'ta tescilli olduğunu, davalı tarafın kendi adına tescil ettirdiği ... numaralı "...' markasının varlığı sebebiyle müvekkilinin Türkiye'de markasını kendi adına tescil ettiremediğini, müvekkiline ait "..." markasının tanınmış maıka olduğunu ve ilgili tüketici kitlesi nezdinde tanındığını, müvekkilinin dünya çapında faaliyet...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/889 Esas KARAR NO: 2025/740 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 05/11/2019 NUMARASI: 2017/367 E. - 2019/370 K. İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2017/68 E. - 2018/51 K. SAYILI BİRLEŞEN DOSYASINDA ASIL DAVANIN KONUSU: Marka Hükümsüzlüğü BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU: Markaya tecavüz, tazminat KARAR TARİHİ: 28/05/2025 Dairemizin 18/05/2022 tarihli, 2020/138 E. - 2022/813K. sayılı kararı, Yargıtay 11.HD'nin 29/02/2024 tarihli 2022/5175 E. - 2024/1616 K.sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Asıl davada: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sektörünün bilinen, güvenilen vc saygın kuruluşlarından biri olduğunu, 1995 yılında "..." markalı ürünler üzerinde hak elde ettiğini, markanın ulusal ve uluslararası tescil belgeleri ile korunduğunu, "...", "..." ve "..." ibarelerinin İsviçre, Ürdün, Beyrut, Fas'ta tescilli olduğunu, davalı tarafın kendi adına tescil ettirdiği ... numaralı "...' markasının varlığı sebebiyle müvekkilinin Türkiye'de markasını kendi adına tescil ettiremediğini, müvekkiline ait "..." markasının tanınmış maıka olduğunu ve ilgili tüketici kitlesi nezdinde tanındığını, müvekkilinin dünya çapında faaliyet gösterdiğini ve "..." markası ile ihracat yaptığını, Google arama motorunda arama yapıldığında müvekkiline ait "..." markası ile karşılaşıldığını, dilekçe içeriğinde "..." markalı ürünlerin reklam görselleri ve market raflarında çekilmiş fotoğraflarının sunulduğunu, Youtube'da müvekkilinin markasının tanıtımına ilişkin videoların yer aldığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunun çok açık olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin "..." markasının bilinirliğinden haksız yarar sağlamak amacıyla markayı kendi adına tescil ettirdiğini, davalı tarafın kölüniyetli olduğunu, müvekkilinden ve markalarından haberdar olduğunu, davalının sonunda "..." ibaresi bulunan başka bir markayı tescil ettirmeye çalıştığını ve yayına yapılan itiraz neticesinde Türk Patent tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna karar verildiğini ve markanın reddedildiğini, müvekkili tarafından yurtdışında pek çok ülkede daha önce tescil edilmiş olan "..." esas unsurlu markalar ile davalı tarafın dava konusu markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların aynı yazı tipiyle oluşturulduğunu, müvekkilinin markasında yer alan Arapça kelimenin dahi davalı tarafça birebir aynı yazı karakteri ile taklit edildiğini, markanın hükümsüz kılınmasının hakkaniyet gereği olduğunu, markanın tescilli olduğu sınıflarında müvekkilin ürettiği ürünler ve faaliyet alanı ile çakıştığını, davalı markasının tescilinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, a...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2022/757 · K. 2024/439

6 Mart 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2022/1315 · K. 2024/839

2 Mayıs 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2022/701 · K. 2024/477

11 Mart 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2022/1656 · K. 2024/980

23 Mayıs 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2022/1303 · K. 2024/770

29 Nisan 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2024/99 · K. 2024/640

3 Nisan 2024