Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Türk Ticaret Kanunu'nun 531. maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenle feshine, aksi halde davacı müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkması ve davacı pay sahibine, payının karar tarihine en yakın tarihteki tespit edilecek gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılmasına veya duruma en uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini, tedbiren davalı şirkete kayyum atanması ve şirkete ait malvarlıklarının tespit edilerek teminatsız olarak tedbir konulmasını...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/731 KARAR NO: 2025/854 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20.02.2025 tarihli Tarihli Ara Karar NUMARASI: 2025/151 Esas DAVANIN KONUSU: Şirketin feshi Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Türk Ticaret Kanunu'nun 531. maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenle feshine, aksi halde davacı müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkması ve davacı pay sahibine, payının karar tarihine en yakın tarihteki tespit edilecek gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılmasına veya duruma en uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini, tedbiren davalı şirkete kayyum atanması ve şirkete ait malvarlıklarının tespit edilerek teminatsız olarak tedbir konulmasını istediği, telafisi imkânsız zararları önlemek amacıyla tensiben davalı şirkete kayyum atanmasını, telafisi imkânsız zararları önlemek amacıyla davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malvarlığının tespiti ile işbu malların üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulüne ve şirketin feshine, mahkemece şirketin feshi kabul görmediği takdirde ise, mahkemece fesih yerine davacı pay sahibine payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılmasına, bu hususta HMK m.107 gereği davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik dava tarihi itibariyle hesaplama gerektiren alacaklarının hesaplanmasını mümkün olmadığından belirsiz alacak olarak ve bilirkişi raporu ile artırılmak üzere şimdilik 500.000,00 TL pay değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizı ile davacıya ödenmesini, mahkemece davacı pay sahibine payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılması talebi kabul görmediği takdirde, yasa gereği duruma en uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 20.02.2025 tarihli tensip ara kararıyla; "... Davacının davalı şirkette % 16 oranında hissedar olduğu ve davalı şirketin yönetim sorunu bulunmadığı anlaşılmaktadır. TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olup davalı şirkette organ boşluğu olduğu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalı şirkete kayyımı atan...