Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasındaki 07.03.2016 tarihli "ödeme kaydedici cihaz satın alma sözleşmesi" gereğince, davalı tarafça üretimi yapılıp davacıya teslim edilen ürünlerden, davacı tarafından satışı yapılmayanların davalı tarafından iade alınması ve bunlar için peşin ödenen bedellerin de davacıya iade edilmesi gerektiğinden, davacıya teslim edilen ürünlerden satışı yapılmayan 744 adet sabit yazarkasa, 108 adet mobil aparat ve 1 aret pinpad'ın peşin ödenen toplam bedeli olan 5.757.423,56 TL'nin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davalı vekili, davacının kendi kusuru nedeniyle sadece 378 adet cihaz ve 3 adet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1116 KARAR NO: 2025/325 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/02/2021 NUMARASI: 2019/341 Esas, 2021/95 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 09/04/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasındaki 07.03.2016 tarihli "ödeme kaydedici cihaz satın alma sözleşmesi" gereğince, davalı tarafça üretimi yapılıp davacıya teslim edilen ürünlerden, davacı tarafından satışı yapılmayanların davalı tarafından iade alınması ve bunlar için peşin ödenen bedellerin de davacıya iade edilmesi gerektiğinden, davacıya teslim edilen ürünlerden satışı yapılmayan 744 adet sabit yazarkasa, 108 adet mobil aparat ve 1 aret pinpad'ın peşin ödenen toplam bedeli olan 5.757.423,56 TL'nin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davalı vekili, davacının kendi kusuru nedeniyle sadece 378 adet cihaz ve 3 adet mobil aparat satışı yapılabildiğini, bu nedenle bedel iadesi talebinin yerinde olmadığını, davacının talebi üzerine ürünlerin müvekkilinin deposunda muhafaza edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğine, satışın yapılmamasında kusuru bulunduğuna dair bir durum tespit edilemediği, sözleşme hükümlerine göre cihazların teslim ve kurulumunun yapılması yükümlülüğünün davalı üzerinde olduğu ancak pazarlama ve satışlarıyla ilgili bir yükümlülüğünün bulunmadığı, cihazları üretim ve teslim yükümlülüğünü yerine getiremediğine dair somutlaştırılmış bir vakıa bulunmadığı, davacının basiretli bir tacir olarak sözleşmenin ifa edilmeyebileceğini öngörmesi gerektiği, davacı şirketin satışı yapılamayan cihazlara ilişkin olarak herhangi bir çalışma ve çaba içerisinde olmadığı, sözlemeye alacak talebine esas hususla ilgili kendi lehine bir hüküm koymadığından söz konusu cihazların bedelini davalıdan talep edemeyeceği, sözleşmeyi asıl düzenleyen ve etkili olan tarafın davacı şirket olduğu, bu nedenle, aksine de bir düzenleme olmadığından, uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak sözleşmenin davacı lehine değil aleyhine yorumlanması gerektiği, ayrıca davacının, üzerine düşen yükümlüğü yerine getiren davalıdan bedel talep etmeyeceği noktasında davalıda haklı bir güven uyandırdığı, bu güven sonrasında kendi kusuruyla ortaya çıkan zarardan dolayı davalıdan bir hak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2. maddesi gereğince, sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde abonelere satılmamış yani kabulü yapılmamış cihazlar içini davalıya peşin ödenmiş bulunan bedellerin iade edilmesi gerektiğini, alınan bilirkişi raporun...