DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla 29.03.2024 tarihinde .... .... .... Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı/borçlu, ödeme emrine davacı müvekkili uhdesinde herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle tamamen haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davalı/borçlu ile müvekkili arasında 01.01.2024 ve 16.03.2024 tarihleri arasında düzenlenen cari hesap ekstresi ile de görüleceği üzeri müvekkili ile davalının ticari iş ilişkisi mevcut olup,...
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/491 Esas - 2024/777 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/491 Esas KARAR NO : 2024/777
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla 29.03.2024 tarihinde .... .... .... Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı/borçlu, ödeme emrine davacı müvekkili uhdesinde herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle tamamen haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davalı/borçlu ile müvekkili arasında 01.01.2024 ve 16.03.2024 tarihleri arasında düzenlenen cari hesap ekstresi ile de görüleceği üzeri müvekkili ile davalının ticari iş ilişkisi mevcut olup, müvekkilinin hesap dönemi sonu bakiye alacağının 30.000,00 TL olduğunu, bu hususun müvekkilinin faturaları ve ticari defter kayıtları incelendiğinde de açıkça görüleceğini, ancak davalının dönem sonunda müvekkiline ödeme yapmaktan kaçındığını, davalı/borçlu tarafça yapılan itiraz üzerine dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bir Anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı-borçlunun haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %20den az olmamak şartıyla icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davaya yetki bakımından itiraz ettiklerini, HMK'da "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" şeklinde düzenleme bulunduğunu, bu sebeple HMK'da düzenlendiği şekli ile davanın müvekkili şirketin yerleşim yerinde açılması gerektiğini, müvekkili şirketin yerleşim yerinin ".... .... .... " olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin yerleşim yeri göz önüne alındığında davanın yetkili Adana Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu sebeple yetkiye itiraz ettiklerini, bbbb bbbb bbbb gösterilmiş ise de müvekkili şirketin borçlu .... .... .... Ticaret A.Ş. ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, söz konusu tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ancak davacı tarafın iş bu davayı hukuka aykırı bir şekilde müvekkili şirkete karşı açtığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde hiçbir hak ve alacağı bulunmadığından davanın açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğu da gözetilerek usulen reddini talep ettiklerini, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu...