Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; dava dışı ... ile uzun yıllardır süregelen ticari ilişkilerinin olduğunu, ... tarafından Nijerya'da bulunan ... aracılığıyla 19/03/2015 tarihinde müvekkili şirkete gönderilmek istenen 301.980,00 USD'nin yanlışlıkla davalının ... Bankası ... Şubesinde bulunan hesabına gittiğini öğrendiklerini ve davalının müvekkiline ait parayı haksız şekilde uhdesine almış olmasından dolayı müvekkiline borçlu olduğunu beyanla 301.980,00 USD'nin 10,00 USD'lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise; davacının kendisine ait olmayan ve kendisinin yapmadığı bir ödemeyi müvekkilinden istediğini, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının ödemeyi birkaç ay önce öğrendiğini iddia etmesinin doğru...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/94 Esas KARAR NO :2025/255
DAVA:Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/01/2024 KARAR TARİHİ:19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; dava dışı ... ile uzun yıllardır süregelen ticari ilişkilerinin olduğunu, ... tarafından Nijerya'da bulunan ... aracılığıyla 19/03/2015 tarihinde müvekkili şirkete gönderilmek istenen 301.980,00 USD'nin yanlışlıkla davalının ... Bankası ... Şubesinde bulunan hesabına gittiğini öğrendiklerini ve davalının müvekkiline ait parayı haksız şekilde uhdesine almış olmasından dolayı müvekkiline borçlu olduğunu beyanla 301.980,00 USD'nin 10,00 USD'lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise; davacının kendisine ait olmayan ve kendisinin yapmadığı bir ödemeyi müvekkilinden istediğini, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının ödemeyi birkaç ay önce öğrendiğini iddia etmesinin doğru olmadığını, 2016 yılından beri bu ödemeyi bildiğini ve bu hususun mahkeme kayıtları ile belgeli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. GEREKÇE: Dava; dava dışı 3. kişi tarafından sehven davalıya gönderildiği iddia edilen paranın davacıya iadesi istemine ilişkin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davasıdır. Dava dışı ... tarafından 301.942,00 USD 'nin davalıya 19/03/2015 tarihinde gönderildiği banka kayıtları ile sabit olduğu gibi taraflar arasında da çekişmesizdir. Uyuşmazlık; bu bedelin davacıya gönderilmek niyetiyle gönderilip gönderilmediği ve davacının bu bedeli talep edip edemeyeceği noktalarındadır. Bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu subjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir (Bkz. Baki Kuru- Ramazan Arslan- Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Subjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan, anılan hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine aittir ve buna aktif husumet denilmektedir. Bir subjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi ise, o hakka uymakla yükümlü olan kimsedir ve bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadı...