DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/03/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25/12/2024 tarih, 2024/1156 Esas - 2024/5190 Karar sayılı kararıyla Dairemizin 2022/1156 Esas - 2024/10 Karar Sayılı kararının bozulması üzerine HMK'nın 373/3. Maddesi gereğince duruşma açılarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.09.2010 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin 535 adet daire anahtarını 27.11.2017 tarihinde müvekkiline teslim ettiğini ve 535 daire bedeli 91.792.050,00 Türk Lirası ve % 1 KDV'si 917.920,50 Türk Lirası dahil olmak üzere 09.10.2017 tarihli toplam 92.709.970,50 Türk Lirası tutarlı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/226 KARAR NO: 2025/299 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/04/2021 NUMARASI: 2018/291 Esas, 2021/386 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/03/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25/12/2024 tarih, 2024/1156 Esas - 2024/5190 Karar sayılı kararıyla Dairemizin 2022/1156 Esas - 2024/10 Karar Sayılı kararının bozulması üzerine HMK'nın 373/3. Maddesi gereğince duruşma açılarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.09.2010 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin 535 adet daire anahtarını 27.11.2017 tarihinde müvekkiline teslim ettiğini ve 535 daire bedeli 91.792.050,00 Türk Lirası ve % 1 KDV'si 917.920,50 Türk Lirası dahil olmak üzere 09.10.2017 tarihli toplam 92.709.970,50 Türk Lirası tutarlı faturayı düzenlediğini, müvekkilinin faturayı alıp defter kayıtlarına işlediğini ve KDV beyannamesini verdiğini, müvekkilinin de sözleşme ve KDV Kanunu'na uygun olarak 91.792.050,00 Türk Lirası arsa bedeli ve % 18 KDV'si 16.522.569,00 Türk Lirası dahil olmak üzere, 30.11.2017 tarihli, toplam 108.314.619,00 Türk Lirası bedelli faturayı düzenleyip noterlik vasıtasıyla davalı şirkete gönderdiğini, tarafların karşılıklı olarak düzenledikleri faturaların mahsubu sonucu müvekkilinin 15.604.648,50 Türk Lirası alacaklı hale geldiğini, bu alacağın davalı tarafından ödenmediğini, dairelerin sözleşme uyarınca teslimi ile vergiyi doğuran olayın meydana geldiğini, davanın konusu oluşturan bu faturanın da teslim tarihinden ve davalı şirketin faturalandırma işleminden sonra tanzim edildiğini, alacağın her iki faturada yazılı KDV oranları arasındaki fark nedeniyle ortaya çıktığını ve 60 no.lu KDV sirkülerinin 1.8. bölümü ve taraflar arasındaki sözleşmenin 20. maddesi gereği bu tutarın davacı tarafından ödenmesi gerektiğini belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500.000,00 Türk Lirası alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.04.2021 tarihli ıslahı ile de talebini 6.145.379,99 Türk Lirası arttırarak 6.645.379,99 Türk Lirası alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmeyen davacının haksız ve hukuka uygun olmayan fatura düzenleyerek müvekkili davalıyı borç altına sokmaya çalıştığını, taraflar arasındaki ilişkinin trampa ilişkisi olup KDV Kanunun 2. maddesinin 5. fıkrası gereği teslim hükmünde olduğunu ve her birinin KDV'ye tabi olduğunun hükme bağlandığını, davalı tarafından düzenlenen faturanın yasal koşulları taşımadığından iade edildiğini, taraflarca fat...