İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 12.08.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının eşinin idaresinde olup davacının yolcu olarak bulunduğu ... aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, kazaya karışan her iki aracın da kusurlu olup müteselsil sorumluluk esasına göre yolcu olan davacının tüm zararlarını davalı sigorta şirketinden talep ettiklerini, sağlık kurulu raporunda davacının iş gücü kaybının %24 olarak belirlendiğini, daha fazla efor sarfetmesi gerekeceğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/302 - 2025/373 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/302 KARAR NO : 2025/373
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.11.2022 NUMARASI : 2018/145 Esas 2022/827 Karar
DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 20.03.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26.03.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 12.08.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının eşinin idaresinde olup davacının yolcu olarak bulunduğu ... aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, kazaya karışan her iki aracın da kusurlu olup müteselsil sorumluluk esasına göre yolcu olan davacının tüm zararlarını davalı sigorta şirketinden talep ettiklerini, sağlık kurulu raporunda davacının iş gücü kaybının %24 olarak belirlendiğini, daha fazla efor sarfetmesi gerekeceğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını, davanın 6100 sayılı HMKnın 107. maddesi uyarınca açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, trafik kazasında yaralanan davacının tüm zararının belirlenmesine, toplanacak delillere göre tazminat hesabı yapılarak olay tarihindeki poliçe limitini aşmamak üzere ve müteselsil sorumluluk esasına göre sigortaya başvuru tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL tazminatın 100,00 TLlik kısmının tedavi gideri, 900,00 TLlik kısmının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili, dava dilekçesindeki taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın hangi zararına ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, davalı sigorta şirketinin sorunluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup dava konusu kaza nedeniyle davadan önce davacıya 54.218,12 TL tutarında ödeme yapıldığını, davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini ve sorumluluğu bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kusur oranı ve maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinden sorumlulukları bulunmadığını, başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 02.09.2019 tarihli rapo...