Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının 30/06/2015 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvı Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkili ... A.Ş.'nin bayiliğini yaptığını, fakat 19/03/2018 tarihinde gönderdiği ihtarname ile bayilik sözleşmesini gördüğü lüzum üzerine feshettiğini bildirdiğini bu haksız fesih nedeni ile davacı şirketin kâr mahrumiyetine uğradığını ayrıca sözleşmenin 32. Maddesine göre cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik kar mahrumiyeti olarak 10.000 TL ve cezai şart olarak da şimdilik...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1823 KARAR NO: 2025/435 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18.05.2021 NUMARASI: 2018/243 Esas - 2021/402 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının 30/06/2015 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvı Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkili ... A.Ş.'nin bayiliğini yaptığını, fakat 19/03/2018 tarihinde gönderdiği ihtarname ile bayilik sözleşmesini gördüğü lüzum üzerine feshettiğini bildirdiğini bu haksız fesih nedeni ile davacı şirketin kâr mahrumiyetine uğradığını ayrıca sözleşmenin 32. Maddesine göre cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik kar mahrumiyeti olarak 10.000 TL ve cezai şart olarak da şimdilik 40.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL 'nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Cezai şart borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan ferî bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlâli hâlinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 341-343). Ayrıca cezai şartın esas itibariyle iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri de, borcun ifa edilmemesinden doğacak zararı önceden ve götürü şekilde tespit etmektir. Bu iki temel amacı dışında, cezai şartın diğer bir amacı da, ifayı engelleyen cezai şartta (dönme cezasında) borçlunun cezai şartı ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır (Kocaağa, K.: Türk Özel Hukukunda Cezai Şart (BK. m. 158-161), Ankara 2003, s. 40-42). Somut uyuşmazlıkta; bu cezai şart yapılan sözleşmedeki mali hükümler parasal değerleri...