Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 14/12/2011 tarihi hasılat icarı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 13. maddesinde sözleşmenin gereklerinden en az biri yerine getirilmediğinde hak iddia eden tarafın karşı tarafa yazılı olarak bir ihtar çekeceği ve aksaklığın giderilmesi için 30 gün süre vereceği, bu süre zarfında aksaklık giderilmez ise durumun resmi olarak belgelenebilir olması halinde hak iddia eden tarafın başka bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği ve cezai şart uygulamaya hak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/32 KARAR NO: 2024/177 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08.10.2020 NUMARASI: 2020/51 Esas - 2020/534 Karar DAVA: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 14/12/2011 tarihi hasılat icarı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 13. maddesinde sözleşmenin gereklerinden en az biri yerine getirilmediğinde hak iddia eden tarafın karşı tarafa yazılı olarak bir ihtar çekeceği ve aksaklığın giderilmesi için 30 gün süre vereceği, bu süre zarfında aksaklık giderilmez ise durumun resmi olarak belgelenebilir olması halinde hak iddia eden tarafın başka bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği ve cezai şart uygulamaya hak kazanacağı, 14.maddesinde de; sözleşmeye aykırı durumlar için taraflarca belirlenmiş cezai şartın 1.000.000 TL olduğunun düzenleme konusu yapıldığını, davalı şirketin haksız şekilde sözleşmeyi feshettiğini, fesih amacının hasılat icari sözleşmesinde belirlenen hakediş cirosunu ödememek istemesinden kaynaklandığını, sözleşmenin haksız surette feshedilmesinden dolayı 1.000.000 TL'lik cezai şarta hak kazandıklarını bildirerek 1.000.000 TL cezai şartın haksız fesih tarihi olan 09/11/2012 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı şirketin görevlendirdiği hekimlerin eylemlerinden dolayı müvekkili şirketin böbrek nakli merkezi faaliyetlerinin Sağlık Bakanlığı tarafında durdurulduğunu, müvekkilinin zarar gördüğünü, sözleşmenin ifasının çekilmez bir hal aldığını ve müvekkili şirketin çok ciddi bir şekilde kamuoyunda zor durumda kaldığını, cezai şart talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Bir davada, cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı; tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, sözleşmenin süresi, alacaklının asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul (adil) ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı esas alınarak belirlenmelidir. TTK 24. maddesi uyarınca tacirlerin cezai şartın indirilmesini istemeyeceği belirlenmiş ise de Yargıtay hukuk dairelerinin yerleşik içtihatları gere...