Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalıya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmesi için davalılara 29.05.2018 tarihli kat ihtarnamesi tebliğ edildiğini, muaccel hale gelen alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı asıl borçlu ve kefillerin takibe haksız olarak itiraz ettiklerini, sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle davalıların yetki itirazının yerinde olmadığını, davalıların itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,... kefaletiyle kullandırılan krediye ... tarafından ödeme yapılmasına rağmen müvekkilinin ... adına takibe devam etmek zorunda olduğunu, talep edilen...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/925 KARAR NO:2025/436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/02/2022 NUMARASI:2021/489 Esas - 2022/90 Karar DAVA:İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalıya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmesi için davalılara 29.05.2018 tarihli kat ihtarnamesi tebliğ edildiğini, muaccel hale gelen alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı asıl borçlu ve kefillerin takibe haksız olarak itiraz ettiklerini, sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle davalıların yetki itirazının yerinde olmadığını, davalıların itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,... kefaletiyle kullandırılan krediye ... tarafından ödeme yapılmasına rağmen müvekkilinin ... adına takibe devam etmek zorunda olduğunu, talep edilen faiz oranının sözleşmeye uygun olduğunu belirterek, davalıların takibe itirazının iptali ile davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalılar davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalılar vekili davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; 14/10/2020 tarihli karara yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırmada, davalı ...'nin kefalet tarihi itibariyle şirket ortağı olması nedeniyle eş rızası zorunluluğu bulunmadığı, dolayısıyla davalı ...'nin de nakit alacak kalemlerinden sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği, kural olarak kefillerin gayri nakdi alacak kalemleri yönünden depo edilmesi şeklinde sorumluluğuna gidilebilmesi için sözleşmede buna dair açık hüküm bulunmasının zorunlu olduğu, kural olarak kefilin asıl borçlunun bankaya karşı tüm yükümlülüklerini değil, fakat teminat mektup bedelinin ya da gayri nakdi çek bedelinin tazmini halinde bu bedeli ödemeyi borçlandığı, henüz tazmin edilmeyen teminatın depo edilmesinin borçlusu kefil olmayıp lehine teminat verilen esas kredi borçlusu olduğu, bu nedenle somut olayda sözleşme metninde açık bir hüküm bulunmadığından, gayri nakit alacak kalemleri açısından davalı kefiller..., ... ve ... yönünden davanın reddi gerektiği, davacı vekilince, sözleşmenin ilgili maddelerinde kefillerin de sorumlu olacağı anlamına gelen düzenlemeler bulunduğu ileri sürmüş ise de, anılan maddelerde kefiller açısından açık bir düzenleme bulunmadığı, nakit kredi yönünden gerek sözleşme hükümleri gerekse de kat ihtarnamesi ve temerrüt durumu dikkate alınarak, ana paraya akdi faiz işletilerek bunların toplamları üzerinden yeniden işlemiş temerrüt faizi hesaplandığı, sözleşmenin "Müşterinin Temerrüd...