Taraflar arasındaki pay devrinin iptali ile tesciline ilişkin davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1986 tarihinden itibaren davalı şirkette ve bağlı şirketlerde muhasebe/finans birimlerinde işe girerek çalışmaya başladığını, haksız ve hukuka aykırı olarak işten çıkartıldığı 06/01/2020 tarihine kadar bu şirkette çalıştığını, aynı zamanda davalı şirkette % 10 hisse sahibi olduğunu, şirketin büyük sorumluluklarını üstlendiğini, davacının 2016 yılında yurtdışıyla yapılan bir ticari ilişki sonrasında şirketin maddi kaybı söz konusu olunca...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1806 KARAR NO: 2025/429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/07/2022 NUMARASI: 2022/462 E. - 2022/644 K. DAVANIN KONUSU: Pay Devrinin İptali ile Tescili Taraflar arasındaki pay devrinin iptali ile tesciline ilişkin davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1986 tarihinden itibaren davalı şirkette ve bağlı şirketlerde muhasebe/finans birimlerinde işe girerek çalışmaya başladığını, haksız ve hukuka aykırı olarak işten çıkartıldığı 06/01/2020 tarihine kadar bu şirkette çalıştığını, aynı zamanda davalı şirkette % 10 hisse sahibi olduğunu, şirketin büyük sorumluluklarını üstlendiğini, davacının 2016 yılında yurtdışıyla yapılan bir ticari ilişki sonrasında şirketin maddi kaybı söz konusu olunca şirkettin büyük hisse sahibi ...'nın mesuliyetin tamamını davacıya yüklediğini, şirketin kurucusu ve çoğunluk hisse sahibi ...'nın davacıya yüklediği mesuliyete karşılık davacıya ait olan yüzde 10 hissenin yarısı olan yüzde 5 hisseyi o dönem gayrı resmi eşi olan ...'ya yüzde 2,5 hisseyi , resmi eşi olan ...'ya yüzde 2,5 olmak üzere devrinin yapılması konusunda baskı ve şiddet uygulayarak kendi iradesi dışında adi yazılı şekilde devir sözleşmesi yaptırdığını, bu hususlarla ilgili olarak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yapılan başvuru ekinde yer alan ses kaydı içeriğinden açıkça pay devir sözleşmesinin nasıl baskı altında, tehditle yapıldığının görüleceğini, davacının uygulanan baskı ve tehditler altında sessiz kaldığını, işsiz kalmaktan korktuğunu, ayrıca geriye kalan yüzde 5 hissesinin gitmemesi için sustuğunu, ...'nın müvekkiline uyguladığı baskının hep artarak devam ettiğini ve en sonunda da müvekkilinin kendisinin hisse sahibi olduğu şirkette çalışmaktayken işine haksız şekilde son verilmiş olması ve bu süreçte herhangi bir işlem yapması halinde daha önceki tehdit ve baskılar gibi başına iş gelebileceği imaları yapıldığını, davacının bir süre sessizliğini korumuşsa da en sonunda yapılan hukuksuzluğa ve haksızlığa daha fazla dayanamayarak adli mercilere müracaat etme kararı aldığını, yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu, devralan kişilerin de hisse devri konusunda iradeleri olmadığını, devralanların davacı ile hukuki ve ticari ilgileri bulunmayan ve Savcılık şikayetine konu olayların faili konumundaki ve davalı şirketin büyük hissedarı olan şahsın resmi nikahlı ve gayrı resmi nikahlı eşleri olduğunu, bu devrin gerek zorla baskı altında gerçekleşmesi yanında devir alan konumundaki bu kişilerin de gerçekte var olmayan işlemin tarafları oldu...