Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya hizmet verdiğini ve bu hizmetleri faturalandırarak karşılığında bir alacak hakkı doğduğunu, ancak bu alacağın tahsil edilememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız yere itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, bu sebeple mahkemeden itirazın iptaliyle takibin 17.700,00 TL asıl alacak ve 282,11 TL işlemiş ticari faiz üzerinden devamına karar verilmesini, davalının kötü niyetle icra takibini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1150 KARAR NO: 2025/181 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/06/2021 NUMARASI: 2018/416 Esas, 2021/462 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/02/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya hizmet verdiğini ve bu hizmetleri faturalandırarak karşılığında bir alacak hakkı doğduğunu, ancak bu alacağın tahsil edilememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız yere itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, bu sebeple mahkemeden itirazın iptaliyle takibin 17.700,00 TL asıl alacak ve 282,11 TL işlemiş ticari faiz üzerinden devamına karar verilmesini, davalının kötü niyetle icra takibini durdurduğunun sabit olması nedeniyle alacağın en az %20si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, icra takibine yönelik itirazlarının sadece esasa değil, aynı zamanda yetkiye de olduğunu belirterek, yetkisiz bir icra dairesinde başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasında öncelikle yetki meselesinin incelenmesi gerektiğini, yetkili icra dairesinin ve mahkemenin Çorum olduğunu, davacıdan alınan faturanın geçerli olmadığını ve müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine 23.03.2018 tarihinde faturaya dayalı olarak toplam 17.982,11 TL alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın itirazda bulunduğunu, uyuşmazlığın 01.12.2017, 01.01.2018 ve 05.02.2018 tarihli toplam 17.700 TL bedelli üç fatura nedeniyle davacı tarafından davalıya hizmet sağlanıp sağlanmadığı hususundan kaynaklandığı, bilirkişi incelemesi sonucunda 01.12.2017 tarihli 5.900 TL bedelli faturanın davalının ticari defterine itiraz edilmeksizin kaydedildiği, dolayısıyla bu faturaya dayalı davacı alacağının sabit olduğu, ancak 05.02.2018 tarihli faturaya davalı tarafından noter ihtarı ile itiraz edildiği ve 01.01.2018 tarihli faturanın ise davalı defterlerinde yer almadığı, bu durumda davacının, söz konusu iki faturaya ilişkin mal veya hizmet sağladığını ispat yükü altında olduğu, ancak sunduğu delillerin bu hizmetin verildiğini ispat etmeye yeterli olmadığı, dolayısıyla bu iki faturaya dayalı alacağın varlığının ispatlayamadığı, davacı tarafından itiraz edilmeksizin davalı defterine kaydedilmiş olan 5.900 TL bedelli fatura yönünden alacaklı olduğu, davalının dava...