İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dilekçesinde özetle;Davalılar tarafından ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itiraz neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/1210 Esas ve 2024/1452 Karar sayılı ilamıyla "Somut olayda asıl ve birleşen dava davacılarının, dava konusu taşınmazların ait olduğunu belirttikleri dava dışı şirketin asıl ve birleşen dava tarihleri itibariyle ortağı olup olmadıklarına, bu şirket taşınmazlarının muvazaalı ve yetkisiz olarak şirket tarafından önce olarak asıl dava davalılarına, akabinde birleşen dava davalısına devredildiğine yönelik iddiaları ve asıl ve birleşen davalıların savunmalarına göre yargılamada tahkikat işlemlerinin devam ettiğinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/192 Esas KARAR NO:2025/235 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2015/1121 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH:20/12/2024 (Ara Karar Tarihi) DAVA:Tapu İptali Ve Tescil BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/553 ESAS SAYILI DOSYASI DAVA:Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ:13/02/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dilekçesinde özetle;Davalılar tarafından ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itiraz neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/1210 Esas ve 2024/1452 Karar sayılı ilamıyla "Somut olayda asıl ve birleşen dava davacılarının, dava konusu taşınmazların ait olduğunu belirttikleri dava dışı şirketin asıl ve birleşen dava tarihleri itibariyle ortağı olup olmadıklarına, bu şirket taşınmazlarının muvazaalı ve yetkisiz olarak şirket tarafından önce olarak asıl dava davalılarına, akabinde birleşen dava davalısına devredildiğine yönelik iddiaları ve asıl ve birleşen davalıların savunmalarına göre yargılamada tahkikat işlemlerinin devam ettiğinin anlaşıldığını, mevcut delil durumuna ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre; taşınmazların doğrudan uyuşmazlığın konusunu teşkil ettiği ve taşınmazların mülkiyet durumunda yargılama sırasında bir değişiklik meydana gelmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği hususunda yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluştuğu, mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerine üçüncü kişilere rızai devir ve temlikleri önleyici mahiyette tedbir konulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, asıl davada davalılar ve birleşen davada davalı vekillerin buna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, ne varki mahkemece HMK'nun 392 maddesi dayanak gösterilerek tedbir teminatsız olarak uygulanmış ise de, adli yardım isteminin yalnızca nispi harçla sınırlı olarak kabul edilmiş olması karşısında, adli yardım talebinin kabulüne ilişkin karar ile ihtiyati tedbirin kabulü kararının teminata ilişkin kısmının çelişki oluşturduğu anlaşıldığını, asıl ve bileşen dava davalılarının teminata yönelik itirazlarını da ileri sürmüş bulunmaları karşısında, mahkemece bu itiraz değerlendirilmeksizin ve yukarıda değinilen çelişki de giderilmeksizin itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğunu, asıl davada davalılar ve birleşen davada davalı yanın bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde bulunduğunu, sonuç itibariyle; asıl davada davalılar ve birleşen davada davalı yanın 18/01/2024 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara karara yönelik istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda teminata yönelik...