DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/02/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3302 D. İş sayılı kararı ile 27/07/2016 tarihinde müvekkili şirket yönetminie kayyım atanmasına karar verildiği ve şirketin yönetim organlarının yetkilerinin tümü kayyım heyetine devredildiğini, davacı şirketin TMSF idaresinde olduğunu, TMSF'nın atadığı yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetildiğini, davalılar tarafından şirket nam ve hesabına çekilen kredinin, şirketin o dönemdeki mali durumu ve nakit ihtiyaçları göz önüne alındığında şirket namına gerekli olmadığı ve ilgili kredinin çekilmesiyle şirketin zarara uğratıldığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/255 Esas KARAR NO: 2025/237 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2024/647 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 29/11/2024 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/02/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3302 D. İş sayılı kararı ile 27/07/2016 tarihinde müvekkili şirket yönetminie kayyım atanmasına karar verildiği ve şirketin yönetim organlarının yetkilerinin tümü kayyım heyetine devredildiğini, davacı şirketin TMSF idaresinde olduğunu, TMSF'nın atadığı yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetildiğini, davalılar tarafından şirket nam ve hesabına çekilen kredinin, şirketin o dönemdeki mali durumu ve nakit ihtiyaçları göz önüne alındığında şirket namına gerekli olmadığı ve ilgili kredinin çekilmesiyle şirketin zarara uğratıldığını, eksiklikler sergilendiğini ve şirket varlıklarını koruma görevlerinin ihmal edildiğini, 1.941.867,34 Euro zararın meydana geldiğini belirterek, davalılar adına varsa kayıtlı gayrimenkul ve araçlar ile sair mal varlıklarının devir , temlik ve her türlü hukuki tasarrufları ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/11/2024 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2024/647 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Mahkememiz dosyasının 27/11/2024 tarihli celsesinde, davacı vekilinin ihtiyati haciz taleplerini yinelediği anlaşılmıştır. İhtiyati hacizin şartları İİK 257. ve devamı madde hükümlerinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde ve/veya 3. Şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise yanlız borçlunun muayyen ikametgahı yok ise, yahut borçlu taahütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmağa, veya kendisi kaçmağa hazırlanır, yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden ileri işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz talep edebileceği düzenlenmiştir. İİK 257. ve devamı maddesine göre ihtiyati haciz talep eden taraf öncelikle ihtiyati haciz istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır.Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir. Bununla birlikte, ihtiyati hacze karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati haczin amacının gözetilmesi...