Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının ... numaralı müşterisi olduğunu ve klasik dolandırıcılık yöntemleriyle mağdur edildiğini, 08.08.2024 tarihinde müvekkiline yapılan telefon aramasında hesabının FETÖ tarafından ele geçirildiğinin ve kurtulmak için yurtdışında bir fona para yatırması gerektiğinin söylendiğini, bu doğrultuda müvekkilin bilgisi ve iradesi dışında işlemler yapıldığını, daha sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin aynı tarihte davalı şubesine başvurarak işlemin ivedilikle durdurulmasını talep ettiğini ancak herhangi bir işlemin yapılmadığını, banka ve müşteri arasındaki sözleşme türü Türk Borçlar Kanunun'da düzenlenen ödünç sözleşmesi türü içinde değerlendirildiğini, bankaların...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/53 Esas KARAR NO:2025/107
DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:21/01/2025 KARAR TARİHİ:25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının ... numaralı müşterisi olduğunu ve klasik dolandırıcılık yöntemleriyle mağdur edildiğini, 08.08.2024 tarihinde müvekkiline yapılan telefon aramasında hesabının FETÖ tarafından ele geçirildiğinin ve kurtulmak için yurtdışında bir fona para yatırması gerektiğinin söylendiğini, bu doğrultuda müvekkilin bilgisi ve iradesi dışında işlemler yapıldığını, daha sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin aynı tarihte davalı şubesine başvurarak işlemin ivedilikle durdurulmasını talep ettiğini ancak herhangi bir işlemin yapılmadığını, banka ve müşteri arasındaki sözleşme türü Türk Borçlar Kanunun'da düzenlenen ödünç sözleşmesi türü içinde değerlendirildiğini, bankaların işlemlerle ilgili sistemsel güvenliği sağlamak zorunda olduğunu, davalının gerekli bilgilendirme yapmaksızın müvekkilini zarara uğrattığını iddia ederek; müvekkilin zararının tazminini, işlemlerin bankaya yapılan bildirimlere rağmen iptal edilmemesi sebebiyle haksız para transfer tutarının müvekkiline iadesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edildiğini, bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın ttk veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalar olduğunu, (mutlak ticarî davalar). ikincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olduğunu, üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayıldığını, bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli olmadığını, davacı taraf ile müvekkili banka arasında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, mobil bankacılık hizmet sözleşmesi ve sair bankacılık sözleşmelerinde davacı taraf tacir sıfatını haiz olmadığını, davacı ile bireysel bankacılık hizmet sözleşmesi yapıldığını, işbu alacak davası TTK bağlamında mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığını, Asliye Ticaret Mahkememizin işbu davaya bakmakla görevli olmadığını, bu bakımından huzurda görülen davanın görevsizlik sebebi ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın ...