Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, tebligatlar esnasında müvekkili şirketin faal olmasından dolayı takibin kesinleştiğini, müvekkili şirketin bu yüzden telafisi imkansız zararlara uğramaya sebebiyet verildiğini, ödeme emrinde asıl alacak ifadesinin kullanıldığını, alacağın türünün ne olduğunun belli olmadığını, takibe dayanak belgenin icra dosyasına sunulmadığını, müvekkili şirketin davalı şirket ile bir dönem abonelik ilişkinin mevcut olduğunu, o aboneliğe ilişkin tüm borçların müvekkili şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında bulunan aboneliğin bitmesine müteakip müvekkili şirket tarafından davalıya...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/586 Esas KARAR NO :2025/61
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/08/2022 KARAR TARİHİ:29/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, tebligatlar esnasında müvekkili şirketin faal olmasından dolayı takibin kesinleştiğini, müvekkili şirketin bu yüzden telafisi imkansız zararlara uğramaya sebebiyet verildiğini, ödeme emrinde asıl alacak ifadesinin kullanıldığını, alacağın türünün ne olduğunun belli olmadığını, takibe dayanak belgenin icra dosyasına sunulmadığını, müvekkili şirketin davalı şirket ile bir dönem abonelik ilişkinin mevcut olduğunu, o aboneliğe ilişkin tüm borçların müvekkili şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında bulunan aboneliğin bitmesine müteakip müvekkili şirket tarafından davalıya ihtarname gönderildiğini, herhangi bir ilişkinin kalmadığının belirtildiğini, buna rağmen davalının usulsuz takip başlattığını, müvekkili şirketin faal bir şirket olmadığını, herhangi bir gelirlerinin bulunmadığını, bu yüzden adli yardım taleplerinin bulunduğunu belirterek, adli yardım taleplerinin kabul edilerek icra dosyasının tedbiren durdurulmasını, müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini, icra dosyasının iptalini, takip neticesinde gerçekleştirilen haciz, yakalama ve muhafaza işlemlerinin kaldırılmasını, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davacı tarafça huzurdaki davanın harca esas değerinin belirtilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi uyarınca ödenmeyen fatura alacaklarına ilişkin icra takibi başlatıklarını, davacı şirketçe imzalanan taahhütname hükümleri uyarınca faturalandırılma yapıldığını, faturalarda hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı yana tahakkuk ettirilen faturaların tebliği gerçekleştiğinden icra dosyasına fatura bilgilerinin yazılmasının yeterli olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli bir şekilde borçtan kurtulmak için hareket ettiğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 25/08/2022 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 01/02/2023 tarihli celsesinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 02/02/2023 tarihli dosyanın yeniden işleme konulması talepli dilekçesi sunmuş olduğu, 07/02/2023 tarihli yenileme tensip taptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği...