DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, davalı şirkette %30 hisse ile ortak olduğunu, 21/11/2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu başkanlığına ortaklardan ...'in ve başkan vekilliğine de davacının seçildiğini, üçüncü ortak ...'ın da yönetim kurulu üyesi olduğunu, kuruluş aşamasında bir sorun olmamakla beraber sonradan davacı açısından bazı sorunlar baş gösterdiğini, davacının şirketi denetlemediğini, şirketteki haklarını talep eden davacının tehdit edildiğini, hisselerini bedelsiz devretmeye zorlandığını, diğer ortakların birbirleri yerine imza attığını, davacının güvenlik kameralarına erişiminin engellendiğini, mail hesabının iptal edildiğini, ileri sürerek şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, kötü niyetli dava açan ortağın hiçbir somut delil...
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Limited Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 13/11/2019 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, davalı şirkette %30 hisse ile ortak olduğunu, 21/11/2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu başkanlığına ortaklardan ...'in ve başkan vekilliğine de davacının seçildiğini, üçüncü ortak ...'ın da yönetim kurulu üyesi olduğunu, kuruluş aşamasında bir sorun olmamakla beraber sonradan davacı açısından bazı sorunlar baş gösterdiğini, davacının şirketi denetlemediğini, şirketteki haklarını talep eden davacının tehdit edildiğini, hisselerini bedelsiz devretmeye zorlandığını, diğer ortakların birbirleri yerine imza attığını, davacının güvenlik kameralarına erişiminin engellendiğini, mail hesabının iptal edildiğini, ileri sürerek şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, kötü niyetli dava açan ortağın hiçbir somut delil sunmadığını, şirketin üç ortakla faaliyet sürdürdüğünü, ortakların tamamının Almanya da ikamet ettiğini, davacının payına düşün sermayeyi de gerçekte ödemediğini, diğer ortakların şirkete bir sistem kurduğunu, ancak borçlanma yüzünden şimdilik ortakların maddi gelir elde edemediğini, aslında Almanya da yaşayan davacının şirket işleyişine katılmadığını, Bursa da işleri takip etsin diye kiralanan evde kalmayıp habersiz biçimde yurtdışına çıktığını, kendisine yol masrafları dahi ödendiğini, maaşının kısmen hesabına kısmen de onun gösterdiği kişilerin hesabına yatırıldığını, ileri sürmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava Türk Ticaret Kanununun 531. maddesine istinaden açılan fesih ve tasfiye davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf haklı sebeplerin mevcudiyetini ve bu sebeplerin feshi zorunlu kıldığını ispat etmek zorundadır. Anonim şirkette haklı sebeple fesih talep hakkı 531. maddede düzenlenmiştir. Kanuna göre Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Haklı sebep kanunda sınırlı biçimde sayılmış değildir. Ancak şirket pay çoğunluğunu elinde tutan paydaşların bu gücü kötüye kullanması haklı sebep sayılacaktır. Her bir somut olay kendi özelinde ele alınarak duruma özgü haklı sebepler tartışılmalıdır. Bilindiği gibi anonim şirkette ortaklıktan çıkma talebi il...