Mahkememizde görülmekte olan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mal kaçırmak kastı ile muvazaalı şekilde davalı ... tarafından diğer davalıya yapılan Hendek ...nin hisselerinin devir işlemlerinin iptali ve şirket hisselerinin davalı ... adına tescilini talep etmiştir. Davalılar vekili davanın reddini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 33. maddesi ve 04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, hâkim Türk Hukukunu re'sen uygulamakla görevli olup, bir davada maddi vakıaları anlatmak taraflara, hukuki tasnif ve tespit ise hakime ait olacaktır. Bu nedenle hakim tarafların ileri sürdüğü hukuki sebepler ve tespitlerden bağımsız olarak somut olaya uygulanacak yasa hükümlerini kendisi belirleyecektir. Davacı taraf muvazaa iddiasıyla davalılar arasındaki hisse devir işleminin iptalini...
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/771 Esas - 2025/44 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/771 Esas KARAR NO : 2025/44
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI (1) : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI (2) : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tasarrufun iptali (TBK 19. md.) DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mal kaçırmak kastı ile muvazaalı şekilde davalı ... tarafından diğer davalıya yapılan Hendek ...nin hisselerinin devir işlemlerinin iptali ve şirket hisselerinin davalı ... adına tescilini talep etmiştir. Davalılar vekili davanın reddini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 33. maddesi ve 04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, hâkim Türk Hukukunu re'sen uygulamakla görevli olup, bir davada maddi vakıaları anlatmak taraflara, hukuki tasnif ve tespit ise hakime ait olacaktır. Bu nedenle hakim tarafların ileri sürdüğü hukuki sebepler ve tespitlerden bağımsız olarak somut olaya uygulanacak yasa hükümlerini kendisi belirleyecektir. Davacı taraf muvazaa iddiasıyla davalılar arasındaki hisse devir işleminin iptalini istemiştir. Dava dilekçesindeki anlatıma göre dava TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Burada amaçlanan davacının derdest boşanma ve mal rejimi davası kapsamında doğan alacakların tahsilinin engellenmesi amacıyla yapılan tasarrufun iptaline yöneliktir. Bu haliyle; davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın şirket hisselerinin aynına ilişkin olmadığı ve alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK'nın 283/1. maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının dava konusu şirket hisselerinin haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Tasarrufun iptali davaları, tasarrufun aynına ilişkin olmayıp alacağın tahsiline yönelik, şahsi nitelikte davalardır. Davanın konusu, tasarruflara konu malvarlığı olmayıp, bunlar üzerinde mülkiyet değişikliği gibi bir amaç güdülmemektedir. Bu taşınır ya da taşınmazların cebri icrayla satılması ve alacaklıların alacaklarına kavuşması hedeflenmektedir. Yani bu davaların konusu, para alacaklarıdır. Somut olayda da davacının talebi, tasarrufun iptaline yöneliktir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş...