Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin 04.01.2007 tarihinden itibaren davalının acenteliğini üstlendiğini, davalının unvan değiştirmesi üzerine 02.01.2009 tarihinde yeni bir ticari vekillik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 13.06.2013 tarihinde davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacı ticari vekil olarak da adlandırılmış olsa da davacının yaptığı işin hukuki nitelemesinin ticari vekillik değil acentelik olduğu, müvekkilinin acentelik için davacıya isim hakkı, demirbaş ve tabela bedeli ödediğini, 50.000-USD bedelli teminat senedi verdiğini, ayrıca adına kayıtlı taşınmaza 25.000-TL'lik ipotek konulmasına muvafakat ettiğini, 13.06.2013 tarihli ihtarnamede fesih sebebinin, davacının iş yerinde düzenlenen...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2020/272 KARAR NO:2024/1976 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/10/2019 NUMARASI:2014/2458 Esas - 2019/1081 Karar DAVA:Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ:31/12/2024 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin 04.01.2007 tarihinden itibaren davalının acenteliğini üstlendiğini, davalının unvan değiştirmesi üzerine 02.01.2009 tarihinde yeni bir ticari vekillik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 13.06.2013 tarihinde davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacı ticari vekil olarak da adlandırılmış olsa da davacının yaptığı işin hukuki nitelemesinin ticari vekillik değil acentelik olduğu, müvekkilinin acentelik için davacıya isim hakkı, demirbaş ve tabela bedeli ödediğini, 50.000-USD bedelli teminat senedi verdiğini, ayrıca adına kayıtlı taşınmaza 25.000-TL'lik ipotek konulmasına muvafakat ettiğini, 13.06.2013 tarihli ihtarnamede fesih sebebinin, davacının iş yerinde düzenlenen 11.06.2013 tarihli tutanak uyarınca davacının şube kasasından yetkisiz olarak para kullanması olarak gösterildiğini, bu tutanağın gerçeğe aykırı düzenlendiğini ve anılan tutanakta davacının imzasının bulunmadığını, davalının, sözleşme ile davacıya ödemeyi üstlendiği hakkedişleri taahhüt ettiği tarihlerde ödemediğini ve acentenin bu bedelleri şirket adına müşterilerden tahsil ettiği paralara el koyarak tahsil etmesine müsaade ettiğini, ayrıca davalının düzenlediği 01.09.2009 tarihli ticari vekil disiplin prosedürünün 10.5 maddesinde, hak ediş tutarından fazla kullanılan kasa açığına cezai müeyyide getirildiğini, yani davalının,taahhüt ettiği vadelerde hak ediş borcunu ödeyemeyeceğini öngörerek tediye yoluyla kasadan hak ediş ödeme uygulamasını bizzat kendisinin getirdiğini, fesih anına kadar müvekkilinin hep alacaklı olduğunu, feshe dayanak gösterilen kasa açığının müvekkilinin Mayıs hak edişini ve bakiye alacağını dahi karşılamadığını, davalının sözleşmede öngörülen 3 aylık fesih süresini ve davacının diğer haklarını bertaraf etmek için kötü niyetli olarak tutanak tutarak sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini belirterek, davalı şirket tarafından haksız yere feshedilen sözleşme ve kesilen mesnetsiz ve haksız ceza ve tazmin faturaları sebebiyle, müvekkilinin uğradığı zararın tespiti ile şimdilik 50.000-TL'nin sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve sözleşmenin akdi sırasında davalı lehine teminat olarak kurulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili; davacının talepleri TBK'nın 147. maddesine göre 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu alacakların belirlenmesi mümkün olduğundan belirsiz alacak davası açılm...