Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı ... tarafından davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... aleyhine 150.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacıların takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, davacı ...'in yönetim kurulu başkanı olduğunu ... İnşaat A.Ş ile ... Mah. ... Sok. No:... Beyoğlu/İstanbul adresinde bulunan ... Kız Kuran Kursu arasında bina yıkım sözleşmesi yapıldığını, yıkım sözleşmesine istinaden davacı tarafından 150.000 TL bedelli bono ve yıkım sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, sözleşmede ise bononun 30.05.2021 tarihinde teminat olarak verildiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1726 KARAR NO: 2025/4 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 14/08/2024 NUMARASI: 2024/457 Esas (Derdest) DAVA: İhityati Tedbir KARAR TARİHİ: 15/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı ... tarafından davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... aleyhine 150.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacıların takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, davacı ...'in yönetim kurulu başkanı olduğunu ... İnşaat A.Ş ile ... Mah. ... Sok. No:... Beyoğlu/İstanbul adresinde bulunan ... Kız Kuran Kursu arasında bina yıkım sözleşmesi yapıldığını, yıkım sözleşmesine istinaden davacı tarafından 150.000 TL bedelli bono ve yıkım sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, sözleşmede ise bononun 30.05.2021 tarihinde teminat olarak verildiğini, yıkım sözleşmesinin teminatı olarak verilen bono, yıkım faaliyeti davacının kusuru bulunmadan edimi ifa edilmemesine rağmen teminat senet bedelinin tahsil edilmeye çalışıldığını, yıkım sözleşmesinde binanın yıkım için ruhsat verilmediğinin yüklenici olarak kuran kursu binasının yıkılmadığını sözleşme ile yıkımı kararlaştırılan bina riskli yapılar grubunda olduğunu, ilgili belediye tarafından yıkım ruhsatı verilmediğini, davacıların davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olduğu nedeni ile alacağın % 20si üzerinden kötüniyet tazminat tahsil edilmesini, para icra dosyasına ödenmesi halinde, icra dairesi veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, paranın alacaklıya ödenmemesi talebi ise, takibe konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyada takip alacaklısına borçlu olup olmadığı, yargılamayı gerektirdiği ve mevcut delil durumu dikkate alındığında talebin yaklaşık ispat edildiği yönünde Mahkememizce yeterli kanaat oluşmadığından talebin reddine karar vermiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemede ikame edilen dava menfi tespit davası olduğunu, dava mahiyeti bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davacı aleyhine başlatılan takip dosyasında takip dayanağı yapılan evrak teminat senedi olduğunu, hukuka aykırı şekilde tahsil edilmeye çalıştığını, dava dilekçesi ile dava dosyasına sunulan yıkım sözleşmesine karşılık teminat olarak verilen açıkça borç ikrarı içermeyen bono ile takip yapılması mümkün olmadığını, alacaklı başlattığı takip dosyası i...