Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili firmanın donatanı olduğu ... gemisinin, 11/2021 döneminde makine arızası yapması üzerine davalı firmadan bakım ve onarım hizmeti almaya başladığını, ancak davalı firma tarafından gerçekleştirilen onarım işlemlerinin ardından gemide 09/2022, 07/2023, 02/2024 ve 04/2024 dönemlerinde tekrar ciddi makine arızaları yaşadığını, bu süreçte davalı firmadan tekrar bakım ve onarım hizmeti alınmasına rağmen arızaların devam ettiğini, son olarak 07/2024 döneminde meydana gelen vulkan kaplin arızasının dava dışı ... firmasından alınan görüş ve İstanbul Anadolu 43. Sulh Hukuk Mahkemesinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1644 KARAR NO: 2025/35 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/10/2024 NUMARASI: 2024/596 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 09/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili firmanın donatanı olduğu ... gemisinin, 11/2021 döneminde makine arızası yapması üzerine davalı firmadan bakım ve onarım hizmeti almaya başladığını, ancak davalı firma tarafından gerçekleştirilen onarım işlemlerinin ardından gemide 09/2022, 07/2023, 02/2024 ve 04/2024 dönemlerinde tekrar ciddi makine arızaları yaşadığını, bu süreçte davalı firmadan tekrar bakım ve onarım hizmeti alınmasına rağmen arızaların devam ettiğini, son olarak 07/2024 döneminde meydana gelen vulkan kaplin arızasının dava dışı ... firmasından alınan görüş ve İstanbul Anadolu 43. Sulh Hukuk Mahkemesinin bilirkişi raporuyla, davalı firmanın makine montajında yaptığı ilk hatalı işlemlerden kaynaklandığının tespit edildiğini, davalı firmadan alınan 12/01/2024 tarihli makine değişimi hizmetinin ayıplı ve kusurlu olması nedeniyle müvekkilinin ticari kazanç ve itibar kaybına uğradığını, ihtilaf konusu hizmet bedelinin toplamda 152.500,00 USD olarak kararlaştırıldığını ve bu bedelin 32.500,00 USDlik kısmının 17/05/2024 vade tarihli senetle, kalan 120.000,00 USDlik kısmının ise her ayın 15inde vadesi gelen 8 eşit taksitte ödenmesi için toplamda 9 adet senet düzenlendiğini, şimdiye kadar 92.500,00 USDlik 5 senedin ödendiğini, kalan 60.000,00 USDlik 4 adet senedin vade tarihleri 15/10/2024, 15/11/2024, 15/12/2024 ve 15/01/2025 olmak üzere henüz ödenmediğini, müvekkilinin ayıplı hizmet nedeniyle bu senetleri ödemek veya ödememesi halinde muhtemel icra takiplerine maruz kalmak zorunda bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek söz konusu senetlere ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı, İİK 72/3. maddesinin yalnızca takip başlatıldıktan sonra menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesine imkan tanıdığını, talebin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. ve devamı maddeleri uyarınca incelenmesi gerektiğini, bu kapsamda mevcut durumda hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkânsız hale geleceği yahut gecikme nedeniyle sakınca ya da zarar doğacağına dair somut bir durumun oluşmadığını, ayrıca talebin yargılamayı gerektirdiğini ve mevcut delil durumu itibarıyla davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak dahi ispat edilemediği, HMKnın 389....