Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereği malzemeleri tedarik ettiğini ve eseri yapmaya başladığını ancak davalının aniden projeyi fiilen durdurduğunu, işi zamanda yapıp bitirdiklerini, hakedişlerin ödenmediğini, cari hesaba göre de alacaklı olduklarını, şirket yetkililerinin mal kaçırma ve kaçma ihtimali olduğunu ileri sürerek davalı şirket mal varlığına tedbir konulması ile alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesi gereğince ancak uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği, davalıya ait malvarlığının uyuşmazlık...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1654 KARAR NO: 2025/32 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2024 NUMARASI: 2020/523 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 09/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereği malzemeleri tedarik ettiğini ve eseri yapmaya başladığını ancak davalının aniden projeyi fiilen durdurduğunu, işi zamanda yapıp bitirdiklerini, hakedişlerin ödenmediğini, cari hesaba göre de alacaklı olduklarını, şirket yetkililerinin mal kaçırma ve kaçma ihtimali olduğunu ileri sürerek davalı şirket mal varlığına tedbir konulması ile alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesi gereğince ancak uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği, davalıya ait malvarlığının uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle yasaya uygun olmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, davalının hak edişlerinin sahte olduğunu ileri sürerek Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunduğunu, takipsizlik kararı verildigini ancak itiraz üzerine kaldırıldığını ve 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamanın devam ettiğini, mahkemece de bunun bekletici mesele yapıldığını, dava dışı alt taşeron tarafından iş sahasında bulunan ve dava tarafından yok edilen taşınırlar için dava açıldığını ve bilirkişi raporu ile haklılıklarının kanıtlandığını, ihtiyati tedbir taleplerinin sebepsiz olarak ikinci kez reddedildiğini, bilirkişi raporunun lehlerine olduğunu, uzman kişilerce yapılan tespite göre hak ediş ve alacaklarının sabit olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılması talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır.HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin ancak "dava konusu" üzerine konulabileceği belirtilmiştir. Sözleşme kapsamında davacı yüklenici hakediş alacağı talebinde bulu...