DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı şirkette %25 paya, davalı ... ise %75 paya sahip olduğunu, davacı ile davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü ... arasında ciddi anlaşmazlıklar çıktığını, davalının davacıyı şirketten uzaklaştırıp yıldırdığını, kâr payı dağıtmadığını, davacının şirket ile ilgili diğer haklarını ihlal ettiğinden, şirketin fesih ve tasfiyesine, 2009-2016 yıllarına ait kâr payı alacağının hesaplanarak fazlaya ait hakları saklı tutularak 1.000,00 TL kâr payının ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI :Davanın reddini savunmakta, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığı ve gerçeği yansıtmadığı, şirket ile ilgili tüm işlemleri davalının yürüttüğünü, davacının ise sadece program uygulamacılığı yaptığını, şirket ile ilgili hem...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/ KARAR NO : 2018/
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- 2- VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : 13/07/2016 KARAR TARİHİ : 06/06/2018
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı şirkette %25 paya, davalı ... ise %75 paya sahip olduğunu, davacı ile davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü ... arasında ciddi anlaşmazlıklar çıktığını, davalının davacıyı şirketten uzaklaştırıp yıldırdığını, kâr payı dağıtmadığını, davacının şirket ile ilgili diğer haklarını ihlal ettiğinden, şirketin fesih ve tasfiyesine, 2009-2016 yıllarına ait kâr payı alacağının hesaplanarak fazlaya ait hakları saklı tutularak 1.000,00 TL kâr payının ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI :Davanın reddini savunmakta, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığı ve gerçeği yansıtmadığı, şirket ile ilgili tüm işlemleri davalının yürüttüğünü, davacının ise sadece program uygulamacılığı yaptığını, şirket ile ilgili hem ticari hem idari işlerin davalı tarafından yapıldığını, davacının ise şirkette her ay avans alarak başka kurumlara izinsiz iş yaptığını, ticari rant sağladığını, 2016 yılında ise kâr payını alarak şirketten ayrılmak istediğini bildirdiğini, davacı kötü niyetli olduğundan öncelikle davanın reddine, aksi kanaate varılması halinde şirketin fesih ve tasfiyesi yerine davacının pay bedeli ödenerek fesih talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava şirketin feshi ve tasfiyesi gerektiği iddiasıyla açılmıştır. Ancak davacı taraf bu talebinin yanında o güne kadar ödenmeyen kâr paylarına karşılık kısmi olarak 1.000 TL'lik alacak talebinde de bulunmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki kâr payı alacağının tahakkuku belli prosedürlere tabidir. Şirketin kâr payı dağıtımına ilişkin kararlar şirket genel kurulunun yetki alanındadır. Geçmiş dönemlerde kâr payı dağıtımına ilişkin bir karar alınmış olmadıkça ortağın kâr payı alacağının varlığından bahsedilemez. Şirket ortağının kâr payı dağıtımına ilişkin talepleri genel kurulda reddedildiği taktirde buna karşı dava açma imkanı vardır. Bugüne kadar genel kurulda kâr payı talebini ileri sürmemiş ortağın alacağını dava yoluyla tahsil etmesi mümkün değildir. Dava fesih ve tasfiye talebi ile açılmıştır. Talep kabul edilip şirketin feshine ve tasfiyesine karar verildiğinde dağıtılmamış kâr payları da nazara alınarak şirket aktifinde bulunan tüm mal varlığı itibarıyla tasfiye yapılacağı izahtan varestedir. Dolayısıyla şimdiye kadar kâr payı alamamış olsa dahi ortak tasfiye sonunda ayrılma akçesinin içinde erimiş biçimde kâr payını da tahsil etmiş olacaktır. Fesih ve tasfiye talebinin haklı sebebe dayanması gerekir. Davacı taraf dilekçesinde ç...