İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili hakkında her ne kadar davalı ... Bankası tarafından kefil olduğu iddiası ile takip başlatılmış ise de, müvekkilinin kefil olarak 11/05/2012 tarihinde imzasının alındığını, ancak diğer borçlular tarafından müvekkilinin kefil sıfatıyla imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine ilişkin borcun ödendiğini, daha sonra icra takibinde adı geçen diğer borçluların müvekkilinin imzası olmaksızın 2015 tarihinde kredi kullandıklarını, takip konusu ödenmeyen borcun müvekkilinin imzasının bulunmadığı 2015 yılında kullanılan krediye ait borç olduğunu, müvekkilinin 2015 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesinde herhangi bir imzasının bulunmadığını,...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 16/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/05/2021 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 17/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili hakkında her ne kadar davalı ... Bankası tarafından kefil olduğu iddiası ile takip başlatılmış ise de, müvekkilinin kefil olarak 11/05/2012 tarihinde imzasının alındığını, ancak diğer borçlular tarafından müvekkilinin kefil sıfatıyla imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine ilişkin borcun ödendiğini, daha sonra icra takibinde adı geçen diğer borçluların müvekkilinin imzası olmaksızın 2015 tarihinde kredi kullandıklarını, takip konusu ödenmeyen borcun müvekkilinin imzasının bulunmadığı 2015 yılında kullanılan krediye ait borç olduğunu, müvekkilinin 2015 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesinde herhangi bir imzasının bulunmadığını, "..Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." hükmü dikkate alındığında müvekkilinin kefil olarak sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, daha sonra kullanılan kredi bakımından müvekkilinin kefil olarak sorumluluğunun doğmadığını, müvekkili açısından borçlu olmadığının tespiti ile bu zamana kadar haksız olarak maaşından kesilen tutarların ve sair ödemelerin faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini, aynı zaman da müvekkilinin imzası bulunmamakla birlikte, Temmuz 2012'de yürürlüğe giren BK 584 hükmü maddesince eş rızası kapsamında kefillik bakımından müvekkilinin eşinin rızasının bulunmadığını, bu nedenlerle Yerleşik Yargıtay Kararları değerlendirilerek müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile bugüne kadar sehven ödenmiş olan maaş kesintilerinin ve sair ödemelerin faizi ile birlikte davalı bankadan istirdadına, ayrıca davalının haksız ve kötü niyetli dava değerinin % 20si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd.Şti. arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi sözleşmesi doğrultusunda adı geçene kredi kullandırıldığını, davacı iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, ödemelerin aksatılması, borçlunun piyasaya borçlandığının istihbar olunması üzerine müvekkili bankanın sözleşmenin kendisine verdiği yetkiye dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, iş bu borcun ödenmesi hususunda asıl borçlu ... San. Tic. Ltd.Şti. ne ve kefil ... ayrı ayrı sırası ile Nazilli...