DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:17/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalının Beykoz'daki Villası ve Kadıköy'deki iş yerinin dekorasyon ve peyzajı için davacı şirket ile anlaştığını, davacı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ancak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1449 KARAR NO:2024/1235 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/12/2020 NUMARASI:2018/339 Esas, 2020/717 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:17/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalının Beykoz'daki Villası ve Kadıköy'deki iş yerinin dekorasyon ve peyzajı için davacı şirket ile anlaştığını, davacı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ancak davalının anlaşılan bedellerin ödenmediğini, davacı tarafından yapılan işlerin davalıya fatura edildiğini ve bu durumun Gelir İdaresi Başkanlığının BA/BS Formları ile de teyit edildiğini, faturalar ve cari hesap ekstresine göre de davalının davacı şirkete toplamda 105.000,00 TL borcu bulunduğunu, borcunu ifa etmeyen davalı aleyhine, ... sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı borçlunun dava tarihi öncesinde 06/12/2017 tarihinde 7.500,00 TL ödeme yaptığını, hali hazırda davalıdan 97.500,00 TL asıl ve takipte belirtilen kadar takip öncesi faiz alacakları bulunduğunu iddia ederek, davalının vaki itirazının iptali ile takibin bakiye 97.500,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davalının davacı şirkete hiçbir borcu olmamasına rağmen aleyhinde icra takibi başlatıp, hukuka aykırı şekilde kesinleştirildikten sonra davalının, davacı şirket yetkilisi ...'a ve davacı vekiline toplamda 45.000 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin 7.500 TL'lık kısmının davalıya ait kredi kartı ile 24/10/2017 tarihinde yapıldığını, geri kalan 37,500,00 TL'nin ise; 06/12/2017 tarihinde davacı vekili Av. ...'e "..." açıklamasıyla 7.500,00 TL, 21.12.2017 Tarihinde ...'a "Dosya Borcuna Mahsuben" açıklamasıyla 20.000,00 TL, 25.12.2017 Tarihinde ...'a "İcra Dosya Borcuna Mahsuben" açıklamasıyla 10.000,00 TL olarak gönderildiğini, bu ödemelerin açıkça dosya borcuna mahsuben yapıldığının belirtildiğini, davalı ile davacı şirket ve/veya yetkilisi arasında başkaca herhangi bir dosyada bulunmadığını, dava dilekçesinde yalnızca davacı vekilinin hesabına gönderilmiş olan 7.500,00 TL'nin kabul...