Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... 'nin hakim ortak olduğu, özel hukuka tâbi ve bağımsız bütçeli bir kamu iştiraki olduğunu, ... tarafından açılan ihalelere katılan müvekkilini, ihaleyi kazanması halinde ihale konusu işi parçalara bölerek alt yüklenicilere yaptırdığını, Davacı ile Davalı arasında 21 Kasım 2016 tarihli Avrupa Yakası Ana Ulaşım Yollarında Geometrik Düzenleme (UTK) Bakım, Onarım ve Yapım İşi Kapsamında 3. Bölge 3. Grup İşine ait Sözleşme (Bundan böyle Sözleşme olarak anılacaktır.) akdedilmiş olduğunu, Davacı ile davalının işçileri arasında herhangi bir asık-alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, taşeronda çalışmış işçilerin davacıya asıl işveren sıfatı yönelterek ikame ettikleri davalar neticesinde söz konusu işçilere, icra zoru altında yüklü...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/399 Esas KARAR NO :2024/812
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:14/06/2023 KARAR TARİHİ:18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... 'nin hakim ortak olduğu, özel hukuka tâbi ve bağımsız bütçeli bir kamu iştiraki olduğunu, ... tarafından açılan ihalelere katılan müvekkilini, ihaleyi kazanması halinde ihale konusu işi parçalara bölerek alt yüklenicilere yaptırdığını, Davacı ile Davalı arasında 21 Kasım 2016 tarihli Avrupa Yakası Ana Ulaşım Yollarında Geometrik Düzenleme (UTK) Bakım, Onarım ve Yapım İşi Kapsamında 3. Bölge 3. Grup İşine ait Sözleşme (Bundan böyle Sözleşme olarak anılacaktır.) akdedilmiş olduğunu, Davacı ile davalının işçileri arasında herhangi bir asık-alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, taşeronda çalışmış işçilerin davacıya asıl işveren sıfatı yönelterek ikame ettikleri davalar neticesinde söz konusu işçilere, icra zoru altında yüklü miktarda ödemeler yapmak zorunda kalındığını, icra zoru altında ödenmiş olan bedellerin, personelin taşeronda çalıştığı süreyle sınırlı şekilde oranlayarak taşerona rücu ettiğini, bu kapsamda taşeron davalıya muhtelif tarihlerde muhtelif tarihli faturalar tanzim ve tebliğ edildiğini, Sözleşme'nin 29. maddesi "Yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır. Hükmünün bulunduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 34/5. Maddesinde ise Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır. hükmüne yer verildiğini, taraflar arasındaki Sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi gereği söz konusu bedellerin ödenmesinin Taşeron'un sorumluluğunda olduğunun açıkça belirtildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının sorumluluğunun bulunduğunun varsayımında dahi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 36. Maddesi uyarınca müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca işçinin 3 aylık ücreti ile sınırlı olduğunu, söz konusu hüküm m.36/2'de şu şekilde ifade edildiğini; "Ücret alacağı olan işçilerin her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez." Anayasa Mahkemesi'nin 19/9/2019 tarih ve 2019/... E, 2019/... K sayılı ilamıyla işçilere ödenen işçilik alacaklarının alt yükleniciye rücu edilebilmesinin, sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi mümkün olduğunun kararlaştırıldığını, Bu doğrultuda davacının tüm çabalarına rağmen fatura bedellerinin ve cari hesap alacağının tahsi...