Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; ----- sicil numarası ile ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ---- Mersis numaralı Tasfiye Halinde ----Şirketi 10.05.2024 tarihinde genel kurul kararı ile terkin edilmiş olup --- sayılı --- Gazetesi ilanı dilekçe ekinde mevcuttur. Terkin edilen ilgili şirket müvekkille 10.11.2022 tarihinde ----- sözleşme numarasıyla devre mülk sözleşmesi imzalamış ve bu kapsamda sözleşmede belirtilen şirketçe müvekkile tapu devri yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bedelinin tamamı müvekkilince ödenmiş fakat sözleşmede sağlayıcı olan -----Şirketi tarafından müvekkiline kullanım hakkı sağlanmadığını, hal böyleyken sözleşmenin feshi ve ödenen bedelin iadesi için 25.03.2024 tarihinde ----- yevmiye numarasıyla ilgili şirkete...
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/669 KARAR NO : 2024/1013
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; ----- sicil numarası ile ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ---- Mersis numaralı Tasfiye Halinde ----Şirketi 10.05.2024 tarihinde genel kurul kararı ile terkin edilmiş olup --- sayılı --- Gazetesi ilanı dilekçe ekinde mevcuttur. Terkin edilen ilgili şirket müvekkille 10.11.2022 tarihinde ----- sözleşme numarasıyla devre mülk sözleşmesi imzalamış ve bu kapsamda sözleşmede belirtilen şirketçe müvekkile tapu devri yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bedelinin tamamı müvekkilince ödenmiş fakat sözleşmede sağlayıcı olan -----Şirketi tarafından müvekkiline kullanım hakkı sağlanmadığını, hal böyleyken sözleşmenin feshi ve ödenen bedelin iadesi için 25.03.2024 tarihinde ----- yevmiye numarasıyla ilgili şirkete ihtarname gönderildiği, ancak dönüş sağlanmadığı, İhtarnamenin dilekçe ekinde mevcut olduğu, bunun üzerine davalı şirketin terkin edildiğinin öğrenildiği, Aldatma suretiyle iradesi sakatlanan müvekkilinin, maddi ve manevi olarak zarara uğratıldığı, devre Tatil Ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği'nde açık bir şekilde sözleşmesinin kurulmasından en az bir gün evvel ön bilgilendirme formu verilmesi gerektiği belirtilmişken, davalının bu yükümlülüğe aykırı davrandığı, bununla birlikte yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında tüketici kullanım imkanı olmayan bir yer için sözleşmeyi ayakta tutmaya zorlanamayacağı, keza sözleşme yapılırken dava konusu tesisin müvekkilince görülmediği, belirtilmelidir ki ilgili sözleşme devre mülk sözleşmesi olup resmi şekilde yapılmasının kanunen bir zorunluluk olduğu davacıyla yapılan sözleşmenin ifa edilmemesi, sözleşmenin kanuna uygun olmaması nedeniyle müvekkilin sözleşmeden dönme hakkının olduğu ve bu kapsamda ödenen bedelin iadesi gerektiği bununla birlikte müvekkille yapılan sözleşme kapsamında ifa imkansızlığı mevcut olup sözleşme de resmi şarta uygun olarak hazırlanmadığı, bu kapsamda müvekkille imzalanan sözleşmenin iptaline, ödenen tutarların iadesine ve müvekkile devredilen tapunun iptaline ilişkin ilgili şirkete husumet yöneltme zorunluluğu doğduğu, münfesih olmasına veya münfesih sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirket ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin 30/12/2012 tarihli tebliğin 16/2.madde hükmüne göre; ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan kimselerin haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceği, sonuç olarak şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar verilerek şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir tasfiye memuru atayarak şirketin tescil ve...